KÖLN’DE “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ” VE “REFERANDUM” PANELİ

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) toplantılar serisi devam ediyor.

Ancak ATGB bu kez hiç de iç açıcı olmayan bir konuyu masaya yatırıyor:
“Türkiye’de Basın Özgürlüğü ve Anayasa Referandumu”

Avrupa konseyi bünyesindeki “dijital medya platformunun” hazırladığı 2016 raporuna göre Türkiye, öldürülen, tutuklanan gazeteciler, kapatılan gazete ve televizyonlarla Avrupa’nın en sorunlu ülkesi durumunda.

RSF’nin (Sınır Tanımayan Gazeteciler) hazırladığı raporlara göre ise Türkiye’de basın özgürlüğü dibe vurmuş halde. Türkiye’de basın özgürlüğü 180 ülke arasında 151. sıraya kadar geriledi.

Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüşmüş durumdaki ülkemizde
OHAL kapsamında insan hakları ihlalleri ise tüm şiddeti ile devam ediyor.

Demokrasinin temel taşı olan ifade ve basın özgürlüğü Türkiye’de ortadan kalkarken, gazetecilere yönelik baskılar kaygı verici boyuta ulaştı.

Bağımsız ve muhalif medya tasfiye ediliyor. Yolsuzlukların üzerine gidilmesi, kökten dinci şiddet ve terörizm konuşulamaz hale geldi.

Elbette basın özgürlüğünün çiğnenmesine karşı mücadele, Türkiye’de devam ediyor.
Bağımsız ve özgür gazetecilik, Türk halkının da bağımsızlığı ve özgürlüğü anlamına geliyor çünkü.

Hal böyleyken, Avrupa’daki medya ve elbetteki Türk gazeteciler de Türkiye’deki gidişatı büyük endişe ile takip ediyor.

Gezi’den bu yana Türkiye’de gerginlik tırmanırken, Türkiye şimdi de 16 Nisan’daki rejim değişikliğini öngören Anayasa Referandumu ile karşı karşıya bırakılmış durumda.
Bir yandan Suriye’deki savaş, terörizm, tırmanan işsizlik, yoksulluk sınırındaki yaşamlar, mülteci sorunu, diğer taraftan insan hakları ihlalleri, basın ve ifade özgürlüğüne saldırılarla boğuşan Türkiye tek adam sistemine doğru hızla çekilmek isteniyor.

Toplumda polarizasyon had safhada.

ATGB, Almanya’nın Köln kentinde 25 Mart’taki “Türkiye’de Basın Özgürlüğü ve Anayasa Referandumu” başlıklı panelde tüm bu olumsuz tabloya rağmen hem Türkiye’deki hem de Almanya’daki meslek örgütlerinin, medyanın dayanışmasına ışık tutacak.

Korkunun hakim olduğu bu atmosferde Türkiye’de baskı gören gazetecilere sayfalarını Türkçe haber siteleri ile açan Avrupa’nın ciddi yayın organlarının girişiminin de değerlendirileceği toplantıda Anayasa Referandumuna doğru giden Türkiye’de susturulmak istenen medyanın son durumu da mercek altına alınacak.

Toplantıya katılacak konuşmacılar arasında Celal Başlangıç – Gazeteci (Artı Gerçek), Attila Azrak – Gazeteci (ATGB 2. Başkanı), Haskar Kırmızıgül – Gazeteci (Hayır Platformu) ve Günay Çapan – CHP Köln Derneği (CHP Hayır Platformu) yer alıyor.

ATGB Genel Sekreteri Fuat Ateş’in yöneteceği, Alpenrosenweg 6adresindeki Köln AKM salonlarındaki toplantı saat 16’da başlayacak.

Ayrıntılı bilgi almak isteyenelerin +49 178 4982997 numaralı telefona başvurabilecekleri belirtildi.

25 Mart 2017 Cumartesi – Saat 16:00
Köln AKM
Alpenrosenweg 6
50769 KölnKonuşmacılar:

Celal Başlangıç – Gazeteci (Artı Gerçek)
Attila Azrak – Gazeteci (ATGB 2. Başkanı)
Haskar Kırmızıgül – Gazeteci (Hayır Platformu)
Günay Çapan – CHP Köln Derneği (CHP Hayır Platformu)

Moderatör: Fuat Ateş – Gazeteci (ATGB Genel Sekreteri)

 

Tetikçilik değil, gazetecilik yapın!

Türkiye’de gazetecilere yönelik tutuklama ve gözaltı haberlerini takip etmekte güçlük çeker hale geldik.

Ancak alışmayacağız.

Muhalif ve sorgulayıcı gazeteciliğe Türkiye Cumhuriyeti’nin en ağır darbesinin vurulduğu günlerden geçiyoruz.

Dün ne yazık ki gazeteci gözaltılarına bir yenisi daha eklendi.

Gazeteci Ahmet Şık, sosyal medya paylaşımlarında “Türkiye Cumhuriyetini, yargı organlarını, askeri ve emniyet teşkilatını alenen aşağılama” ve “terör örgütü propagandasını yapma” suçlarını işlediği iddiasıyla gözaltına alındı.

Düşünce, basın ve ifade özgürlüğü ihlalleri, gazeteci tutuklamaları ve gazetelerin kapatılması ile Türkiye her geçen gün daha da koyu bir karanlığa gömülüyor.

Avrupa’da yaşayan Türk gazeteciler olarak, sadece basın ve ifade özgürlüğü ihlallerini değil aynı zamanda medyanın susturulmasına hizmetkarlık eden basın yayın kuruluşlarını da sert dille kınıyoruz.

Gazetecilik yerine tetikçilik yapan medya organlarını da protesto ediyoruz.
İfade ve düşünce özgürlüğünü baltalamaya, gazetecileri hedef göstermeye, muhalif sesi susturmaya and içmiş anlayışa yardakçılık ve yaltaklık yapan medya çalışanlarını ise “gazeteci“ değil “tetikçi“ olarak addediyoruz.
Gözaltına alınan gazeteci Ahmet Şık henüz öğrenmeden Şık’a yöneltilen suçlamaları servis eden Anadolu Ajansı’nı gazetecilik etik ve ilkelerine uymaya davet ediyoruz.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Yönetim Kurulu