Tutuklu gazetecilere 250 kartpostal yazdılar

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) Türkiye’deki tutuklu gazetecilerle dayanışmak amacıyla sürdürdüğü eylemler devam ediyor.

Hessen Eyaleti’nde Alman Gazeteciler Birliği DJU ile gerçekleşen eylemin ardından ATGB bu kez de Baden Württemberg Eyaleti’nde Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ve tutuklu gazetecilerle dayanışma adına kampanyaya start verdi.

ATGB, Birleşik Hizmetliler Sendikası (ver.di) bünyesindeki Alman Gazeteciler Birliği (DJU) ve eyaletteki bir diğer Alman gazeteci örgütü olan DJV ile ortaklaşa olmak üzere bugün Stuttgart kentinde kartpostal eylemi düzenlendi.

Şehrin en işlek alış veriş sokaklarından Königstrasse’de tam 3 saat süren eylemde yoldan geçenler tarafından cezaevindeki gazetecilere gönderilmek üzere toplam 250 kartpostal dolduruldu.

“SİZİ SEVİYORUZ”

Kartpostallara yazılan cümleler arasında “Sizi seviyoruz – Sizinle gurur duyuyoruz – Yanınızdayız – Almanya’dan binlerce selam – Türkiye’yi Seviyoruz” gibi ifadeler de dikkat çekti. Kartlara kimisi sadece kalp çizdi kimi de güvercin resmi yaptı.

WOLFGANG SCHORLAU DA EYLEME DESTEK VERDİ

Türkçe ve Almanca olmak üzere “Gazetecilik Suç Değildir” sloganı altında dağıtılan kartpostalları dolduranlar arasında NSU cinayetlerine farklı bir pencereden bakan “Die Schützende Hand” (Koruyucu El – Dengler’in 8. Olayı) adlı Almanya’nın çok ses getiren polisiye romanın yazarı Wolfgang Schorlau da yer aldı. Schorlau Alman Polisiye Roman Ödülü ve Stuttgart Polisiye Roman Ödülü’nün de sahibi.

CHP’DEN GENİŞ DESTEK
Eyleme gazetecilerin yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Baden Württemberg ekibi de geniş destek verdi.
CHP BW Birlik Başkan Yardımcısı ve Stuttgart Temsilcisi Şirin Üstün, CHP BW Kadın Kolları II. Başkanı Emine Kaya, Esslingen Çalışma Grubu’ndan Reyzan Şemin, Havva Işık, Stuttgart Çalışma Grubundan Nuray Bozkurt, Dilek Köz Alakuş, Böblingen İlçe Başkanı Mehmet Ali Özcan, Calw İlçe Başkanı Selahattin Karslı da eylemciler arasında yer aldı.

“MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ, MEMLEKETİMİN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMEK”

Hem kartpostal dağıtan hem de yoldan geçenlerle birlikte kartları da dolduran Şirin Üstün, CHP’nin desteğini ise “Haksızlığın, insan hakları ve demokrasi ihlallerinin olduğu yerde, vargücümüzle adaletsizliğe karşı çıkmak üzere Almanya’da da saf tutmaya karralıyız. Medyanın özgürlüğü demek, ifade özgürlüğü demek memleketimin, insanımın özgürlüğü demek. Türk ve Alman gazetecileri bu soylu eylemlerinden dolayı destekliyor, dayanışma içinde olacağımızı bildirmek istiyorum” dedi.

Emine Kaya da, Türkiye’de Referandum sonrası ‘hayır’ çıktığında rüzgarın basın ve ifade özgürlüğünden yana esmesini umduklarını dile getirdi.

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (Didf) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çarman’ın da hazır bulunduğu stantta Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Başkanı Işın Toymaz, ver.di Baden Württemberg Teşkilatı Medya, Sanat ve Sanayi Bölüm Başkanı Siegfried Heim da kartpostalları eylemcilerle birlikte dağıttı.

“ ‘KIRAL ÇIPLAK’ DİYEN HERKES KENDİSİNİ DÖRT DUVAR ARASINDA BULUR HALE GELDİ”

“Gazetecilik Suç Değildir” ve “Güçlü Basın, Güçlü Demokrasi” pankartlarının açıldığı eyleme gösterilen büyük ilgiden mutluluk duyduklarını getiren ATGB Başkanı Toymaz, “Türkiye’de ‘kıral çıplak’ diyen kim varsa günümüzde kendisini dört duvar arasında bulur hale geldi. Muhalif sese uygulanan baskıdan ise en çok gazeteciler etkileniyor. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’deki meslektaşlarımıza yönelik cadı avını büyük bir kaygı ile izliyoruz. Muhalif medyaya yönelik baskı sonucu işsiz gazeteciler ordusu oluştu. Çok sayıda meslektaşımızın basın kartları hatta pasaportları iptal edildi. 200’e yakın medya organı kapatıldı. Yaklaşık 150 tutuklu gazeteci ile Türkiye basın ve ifade özgürlüğü alanında utanç tablosu çiziyor. Türkiye’de muhalif medyaya yönelik baskı ve saldırılara karşı bugüne dek ATGB olarak her fırsatta ve her yerde, bağımsız ve özgür basın için taleplerimizi dile getirdik. Basın, ifade ve düşünce özgürlüğünün ayaklar altına alındığı ülkemizde demokrasi ve özgürlük yeniden tesis edilene dek mücadelemize devam edeceğiz. Tutuklu gazeteciler arasında ATGB kurucu üyelerinden Güray Öz de yer alıyor. Kartpostal eylemiyle Türkiye’deki cezaevlerindeki meslektaşlarımızın yalnız olmadığını, onlarla dayanışmaya devam edeceğimizi mesajını verdik. Eyleme Stuttgart’ta devam edeceğiz. DJU ve DJV’ye ise Türkiye’deki özgür basın için verdiğimiz mücadelemize desteklerinden dolayı ise teşekkür ediyoruz” dedi.

EYLEME TÜRKLER KADAR ALMANLARDAN DA BÜYÜK İLGİ

Stuttgart Ana Tren Garı yakınlarındaki tiyatro pasajı önünde gerçekleşen eylemle ilgili konuşan ver.di Baden Württemberg Teşkilatı Medya, Sanat ve Sanayi Bölüm Başkanı Siegfried Heim ise “Kartpostal eylemine gösterilen yoğun ilgi bizi çok sevindirdi. Yoldan geçenler Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü ile ilgili eylem yaptığımızı görünce hiç düşünmeden gelip, kartları doldurdular. Eyleme Türklerden olduğu kadar Alman halkından da büyük destek gördük. Devamı gelecek” dedi.

Kartpostal eylemi, dju/ver.di ve DJV Baden Württemberg adlı Alman basın örgütlerinin Türkiye’deki tutuklu gazetecilerle dayanışmasına ilişkin üçüncü eylemi oldu.
Daha önce de Aralık ayında Özgür Politika ve Alınteri gazeteleri ile basın ve ifade özgürlüğü için Stuttgart kentinde bir gösteri düzenleyen DJU ve DJV, Şubat ayından bu yana ise Baden württemberg Eyaleti’nden Türkiye’deki tutuklu gazetecilere mektup kampanyasını da sürdürüyor. Her iki gazete kartpostal eyleminde de destek veriyor.

MUSTAFA KULELİ MAYIS’TA ALMANYA’DA

Türkiye’deki yaklaşık 150 tutuklu gazeteciye gönderilmek üzere hazırlanan ve ATGB Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Yaprakkıran’ın tasarımının yer aldığı kartpostallar, Çarşamba günü kampanya aracılığıyla, cezaevindeki gazetecilere iletilecek.
Kartpostal ver.di sendikasının internet sitesinde PDF dosyası olarak da yer alıyor.
Eylemler çerçevesinde ’ta bir konuşma yapacak.

Stuttgart – Yeni Posta

 

eylem-heim-toymaz eylem-toymaz-schorlau eylem eylem1 eylem2 eylem3 eylem5 eylem6 eylem7 eylem8 eylem9 eylem10 eylem11 eylem12 eylem14 eylem15 eylem16 eylem17 eylem18 wolfgan-schorlau eylem13

 

Tutuklu gazetecilerle dayanışmaya devam

Parlamenter demokrasinin yerle bir edildiği, ağır insan hakları ihlalleriyle gündemden düşmeyen Türkiye’deki tutuklu gazetecilerle dayanışmak amacıyla Almanya’nın çeşitli eyaletlerinde eylemlere ve kampanyalara devam ediliyor.

Hessen Eyaleti’nde Alman Gazeteciler Birliği DJU ile gerçekleştirdiği eyleminin ardından Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) bu kez de Baden Württemberg Eyaleti’nde Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ve tutuklu gazetecilerle dayanışma adına kampanyaya start verdi.

ATGB, Birleşik Hizmetliler Sendikası (ver.di) bünyesindeki Alman Gazeteciler Birliği (DJU) ve bir diğer Alman gazeteci örgütü olan DJV’nin Baden Württemberg teşkilatı ile ortaklaşa olmak üzere 13 Nisan Perşembe günü Stuttgart kentinde kartpostal eylemi düzenliyor.

Şehrin en işlek alış veriş sokaklarından Königstrasse’de 11.00-14.00 saatleri arasında
Türkçe ve Almanca olmak üzere “Gazetecilik Suç Değildir” sloganı altında yoldan geçenlere kartpostal dağıtılacak.
Eylem, Stuttgart Ana Tren Garı yakınlarındaki tiyatro pasajı önünde gerçekleşecek.

Diğer taraftan ver.di Baden Württemberg Teşkilatı Medya, Sanat ve Sanayi Bölüm Başkanı Siegfried Heim ve ATGB Başkanı Işın Toymaz, sendika binasında biraraya gelerek, kartpostal eylemine son şeklini verdi.

ATGB Başkanı Toymaz, “15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından iktidarın baskısı sonucu işten çıkarılan gazeteci sayısı her geçen gün endişe verici şekilde tırmanıyor. Yüzlerce meslektaşımızın basın kartları, bazı gazetecilerin ise pasaportları iptal edildi. Türkiye’de muhalif medyaya yönelik baskı ve saldırılara karşı bugüne dek ATGB olarak her fırsatta ve her yerde, bağımsız ve özgür basın için taleplerimizi dile getirdik. Basın, ifade ve düşünce özgürlüğünün ayaklar altına alındığı ülkemizde demokrasi ve özgürlük yeniden tesis edilene dek mücadelemize devam edeceğiz. Tutuklu gazeteciler arasında ATGB kurucu üyelerinden Güray Öz de yer alıyor. DJU ve DJV’ye ise, Türkiye’deki özgür basın için verdiğimiz mücadelemize desteklerinden dolayı ise teşekkür ediyoruz” dedi.

toymaz-heim
ver.di Baden Württemberg Teşkilatı Medya, Sanat ve Sanayi Bölüm Başkanı Siegfried Heim ve ATGB Başkanı Işın Toymaz, sendika binasında biraraya gelerek, kartpostal eylemine son şeklini verdi

Ver.di Baden Württemberg Medya Bölüm Şefi Heim ise konuya ilişkin bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamada “Kartpostal eylemi, dju/ver.di ve DJV Baden Württemberg adlı Alman basın örgütlerinin Türkiye’deki tutuklu gazetecilerle dayanışmasına ilişkin üçüncü eylemi.
Daha önce de Aralık ayında Özgür Politika ve Alınteri gazeteleri ile basın ve ifade özgürlüğü için Stuttgart kentinde bir gösteri düzenleyen DJU ve DJV, Şubat ayından bu yana ise Baden württemberg eyaleti’nden Türkiye’deki tutuklu gazetecilere mektup kampanyasını da sürdürüyor. Her iki gazete kartpostal eyleminde de destek veriyor” sözlerine yer verdi.

postkarte_journalismuskeinverbrechen

Türkiye’deki yaklaşık 150 tutuklu gazeteciye gönderilmek üzere hazırlanan ve ATGB Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Yaprakkıran’ın tasarımının yer aldığı kartpostallar, daha sonra kampanya aracılığıyla, cezaevindeki gazetecilere iletilecek.
Kartpostallar ver.di sendikasının internet sitesinde PDF dosyası olarak da yer alıyor.
4 Mayıs’ta ise eylemler çerçevesinde düzenlenecek panele Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Mesleki Örgütlenme Sekreteri Mustafa Kuleli’nin konuşmacı olarak katılması bekleniyor.

Stuttgart – Yeni Posta

Tutuklu gazetecilere Almanya’dan mektup var

Birleşik Hizmetliler Sendikası (verdi) Hessen Teşkilatı bünyesindeki Alman Gazeteciler Birliği (DJU) Hessen Teşkilatı, Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) ile ortaklaşa ve Frankfurt Halkevi‘nin desteğiyle “kartpostal” eylemi başlattı.

Basın ve ifade özgürlüğü taleplerinin yanı sıra cezaevindeki gazetecilerle dayanışmak ve onlara moral olmak için, unutulmadıklarını göstermek için  Türk ve Alman gazeteciler tarafından startı verilen kampanya kapsamında, tutuklu gazetecilerin adreslerinin yer aldığı kartpostallarda, cezaevindeki gazetecilerin adlarının bulunduğu listede de “Gazetecilik Suç Değildir!” sloganı Türkçe ve Almanca yazıyor.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB), özgür basın için eylemlerini DJU ile ortaklaşa olmak üzere Almanya çapında yaymayı hedefliyor.

Öte yandan DJU Hessen Teşkkilatı’nın internet sitesinde kartpostallarla dayanışma eylemi ise şu şekilde yer aldı:

“Die Deutsche Journalistinnen- und Journalisten-Union (dju) in ver.di Hessen hat zusammen mit dem Türkischen Volkshaus Frankfurt und dem Bund türkischer Journalisten in Europa (ATGB) eine Postkartenaktion gestartet, mit der die Freilassung aller über 150 in der Türkei gefangen gehaltenen Journalistinnen und Journalisten gefordert wird.

Alle inhaftierten Kolleginnen und Kollegen sollen Karten erhalten, um ihnen die Gewissheit zu geben, dass sie nicht vergessen sind. Die Karten werden mit den Gefängnisadressen der Inhaftierten versehen und individuell verschickt.

Die Postkarte kann ausgedruckt und natürlich auch individuell eingesetzt werden, um z.B. bei der türkischen Botschaft und bei türkischen Konsulaten die Freilassung der Journalistinnen und Journalisten zu fordern.

Interessierten senden wir auch gerne Karten zu, solange der Vorrat reicht. Bitte eine Mail senden an manfred.moos@verdi.de

Eine Liste aller Inhaftierten hat Zeit Online veröffentlicht:
http://www.zeit.de/gesellschaft/zeitgeschehen/2017-03/pressefreiheit-tuerkei-inhaftierte-journalisten-deniz-yuecel-freedeniz”

 

 

 

 

ATGB KURUCU ÜYESİ #GÜRAYÖZ SERBEST BIRAKILSIN

 

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) Kurucu Üyesi de olan Cumhuriyet Gazetesi Ombudsmanı Güray Öz’ün serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

Parlamenter demokrasinin yerle bir edildiği, ağır insan hakları ihlalleriyle gündemden düşmeyen Türkiye’de 31 Ekim 2016’da, Cumhuriyet soruşturması kapsamında polis tarafından evi basılarak gözaltına alınan ve 4 Kasım’da tutuklanan
Cumhuriyet Okur Temsilcisi Güray Öz sadece gazetecilik yaptığı için onlarca gazeteci gibi cezaevinde tutuluyor.

Medya ve ifade özgürlüğünün ayaklar altında olduğu ülkemizin bir büyük felaket içinde debelendiği günlerde terörün yanından bile geçmemiş, hatta ömürleri terörle mücadele içinde geçmiş gazeteciler ve kurumlarının terör bahanesiyle yerle bir edilmesi, Türkiye’deki rejimin gerçek niteliğini açığa çıkarmıştır.
Bu süreci, ATGB’ye bağlı gazeteciler olarak büyük bir kaygı ile izlemekteyiz.

Cumhuriyet’e operasyon düzenlendiği günlerde 31 Ekim 2016’da ATGB olarak yaptığımız bir açıklamada, tarafsız ve bağımsız habercilik yaparken mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanan tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunmuştuk.

Ancak o günden bu yana geçen süreçte muhalif medyaya yönelik şiddetin, gazetecilere baskının artarak sürdüğüne, üzülerek tanık olmaya devam ediyoruz.

Özgürlüklerinden alıkonan ve haklarında henüz bir iddianame hazırlanmayan 11 Cumhuriyet çalışanından biri olan kurucu üyemiz Güray Öz ve tutuklu tüm gazetecilerin serbest bırakılma talebimizi bir kez daha dile getiriyoruz.
Diğer taraftan Birleşik Hizmetliler Sendikası (verdi) bünyesindeki Alman Gazeteciler Birliği’nin (DJU) Hessen Teşkilatı’na ve Alman meslektaşlarımıza da, ATGB Kurucu Üyesi Güray Öz olmak üzere Türkiye’de tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için yaptığı çağrı ve dayanışmasından dolayı teşekkür ediyoruz.

ATGB, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü için önümüzdeki günlerde DJU Hessen ile ortaklaşa kampanyalar, etkinlikler yapacak.
Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması ve basın özgürlüğü ihlallerine son verilmesi için ATGB önümüzdeki günlerde benzer kampanyaları Almanya çapında hayata geçirecek.

Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle, 170’den fazla medya organı kapatıldı.

15 Temmuz’daki darbe girişiminden önce, iktidarın baskısı sonucu işten çıkarılan gazeteci sayısı 900’e yakınken, Ohal’le birlikte 2 bin 500 civarında medya çalışanı ve gazeteci işsiz kaldı.
Yüzlerce meslektaşımızın basın kartları iptal edildi, yine bazı gazetecilerin pasaportu iptal edildi yurt dışına seyahat etmeleri fiilen yasaklanmış oldu.

Onlarca gazetecinin mal varlıklarına ise el kondu.
Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüşen Türkiye’de bugün 159 gazeteci tutuklu bulunuyor.
ATGB Yönetim Kurulu

Güray Öz hakkında
1949 doğumlu Güray Öz, gazeteciliğe 1969 yılında Ant dergisinde yazı ve röportajlarla başladı.
TİP içinde çalıştı bir ilçe örgütünün dergisinde yazı işleri müdürlüğü yaptı.
12 Mart döneminde hakkında TCK 141-142. maddelerden soruşturuldu, arandı.
1974’ten sonra Makine Mühendisleri Odası’nın yayın bölümünü yönetti. İSTA Haber Ajansı’nda çalıştı. 12 Eylül askeri darbesinden sonra Almanya’ya geldi. Essen Üniversitesine bağlı Türkiye Araştırmalar Merkezi’nin basın sözcülüğünü yaptı.
Daha sonra Cumhuriyet Gazetesi Almanya Temsilcisi oldu. 2000 yılında Avrupa Temsilciliği’ne atandı.
1987-2000 yılları arasında Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde (NRW), 2000-2005 yılları arasında ise Rhein Main’da yaşadı.
2005 yılında Türkiye’ye döndü ve Cumhuriyet Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü, daha sonra Yazı İşleri Müdürü oldu. 2013 yılında Okur Temsilciliği görevini üstlendi.
Cumhuriyet gazetesi ombudsmanı Güray Öz Kasım 2016’dan bu yana tutuklu.

KÖLN’DE “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ” VE “REFERANDUM” PANELİ

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) toplantılar serisi devam ediyor.

Ancak ATGB bu kez hiç de iç açıcı olmayan bir konuyu masaya yatırıyor:
“Türkiye’de Basın Özgürlüğü ve Anayasa Referandumu”

Avrupa konseyi bünyesindeki “dijital medya platformunun” hazırladığı 2016 raporuna göre Türkiye, öldürülen, tutuklanan gazeteciler, kapatılan gazete ve televizyonlarla Avrupa’nın en sorunlu ülkesi durumunda.

RSF’nin (Sınır Tanımayan Gazeteciler) hazırladığı raporlara göre ise Türkiye’de basın özgürlüğü dibe vurmuş halde. Türkiye’de basın özgürlüğü 180 ülke arasında 151. sıraya kadar geriledi.

Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüşmüş durumdaki ülkemizde
OHAL kapsamında insan hakları ihlalleri ise tüm şiddeti ile devam ediyor.

Demokrasinin temel taşı olan ifade ve basın özgürlüğü Türkiye’de ortadan kalkarken, gazetecilere yönelik baskılar kaygı verici boyuta ulaştı.

Bağımsız ve muhalif medya tasfiye ediliyor. Yolsuzlukların üzerine gidilmesi, kökten dinci şiddet ve terörizm konuşulamaz hale geldi.

Elbette basın özgürlüğünün çiğnenmesine karşı mücadele, Türkiye’de devam ediyor.
Bağımsız ve özgür gazetecilik, Türk halkının da bağımsızlığı ve özgürlüğü anlamına geliyor çünkü.

Hal böyleyken, Avrupa’daki medya ve elbetteki Türk gazeteciler de Türkiye’deki gidişatı büyük endişe ile takip ediyor.

Gezi’den bu yana Türkiye’de gerginlik tırmanırken, Türkiye şimdi de 16 Nisan’daki rejim değişikliğini öngören Anayasa Referandumu ile karşı karşıya bırakılmış durumda.
Bir yandan Suriye’deki savaş, terörizm, tırmanan işsizlik, yoksulluk sınırındaki yaşamlar, mülteci sorunu, diğer taraftan insan hakları ihlalleri, basın ve ifade özgürlüğüne saldırılarla boğuşan Türkiye tek adam sistemine doğru hızla çekilmek isteniyor.

Toplumda polarizasyon had safhada.

ATGB, Almanya’nın Köln kentinde 25 Mart’taki “Türkiye’de Basın Özgürlüğü ve Anayasa Referandumu” başlıklı panelde tüm bu olumsuz tabloya rağmen hem Türkiye’deki hem de Almanya’daki meslek örgütlerinin, medyanın dayanışmasına ışık tutacak.

Korkunun hakim olduğu bu atmosferde Türkiye’de baskı gören gazetecilere sayfalarını Türkçe haber siteleri ile açan Avrupa’nın ciddi yayın organlarının girişiminin de değerlendirileceği toplantıda Anayasa Referandumuna doğru giden Türkiye’de susturulmak istenen medyanın son durumu da mercek altına alınacak.

Toplantıya katılacak konuşmacılar arasında Celal Başlangıç – Gazeteci (Artı Gerçek), Attila Azrak – Gazeteci (ATGB 2. Başkanı), Haskar Kırmızıgül – Gazeteci (Hayır Platformu) ve Günay Çapan – CHP Köln Derneği (CHP Hayır Platformu) yer alıyor.

ATGB Genel Sekreteri Fuat Ateş’in yöneteceği, Alpenrosenweg 6adresindeki Köln AKM salonlarındaki toplantı saat 16’da başlayacak.

Ayrıntılı bilgi almak isteyenelerin +49 178 4982997 numaralı telefona başvurabilecekleri belirtildi.

25 Mart 2017 Cumartesi – Saat 16:00
Köln AKM
Alpenrosenweg 6
50769 KölnKonuşmacılar:

Celal Başlangıç – Gazeteci (Artı Gerçek)
Attila Azrak – Gazeteci (ATGB 2. Başkanı)
Haskar Kırmızıgül – Gazeteci (Hayır Platformu)
Günay Çapan – CHP Köln Derneği (CHP Hayır Platformu)

Moderatör: Fuat Ateş – Gazeteci (ATGB Genel Sekreteri)

 

Tetikçilik değil, gazetecilik yapın!

Türkiye’de gazetecilere yönelik tutuklama ve gözaltı haberlerini takip etmekte güçlük çeker hale geldik.

Ancak alışmayacağız.

Muhalif ve sorgulayıcı gazeteciliğe Türkiye Cumhuriyeti’nin en ağır darbesinin vurulduğu günlerden geçiyoruz.

Dün ne yazık ki gazeteci gözaltılarına bir yenisi daha eklendi.

Gazeteci Ahmet Şık, sosyal medya paylaşımlarında “Türkiye Cumhuriyetini, yargı organlarını, askeri ve emniyet teşkilatını alenen aşağılama” ve “terör örgütü propagandasını yapma” suçlarını işlediği iddiasıyla gözaltına alındı.

Düşünce, basın ve ifade özgürlüğü ihlalleri, gazeteci tutuklamaları ve gazetelerin kapatılması ile Türkiye her geçen gün daha da koyu bir karanlığa gömülüyor.

Avrupa’da yaşayan Türk gazeteciler olarak, sadece basın ve ifade özgürlüğü ihlallerini değil aynı zamanda medyanın susturulmasına hizmetkarlık eden basın yayın kuruluşlarını da sert dille kınıyoruz.

Gazetecilik yerine tetikçilik yapan medya organlarını da protesto ediyoruz.
İfade ve düşünce özgürlüğünü baltalamaya, gazetecileri hedef göstermeye, muhalif sesi susturmaya and içmiş anlayışa yardakçılık ve yaltaklık yapan medya çalışanlarını ise “gazeteci“ değil “tetikçi“ olarak addediyoruz.
Gözaltına alınan gazeteci Ahmet Şık henüz öğrenmeden Şık’a yöneltilen suçlamaları servis eden Anadolu Ajansı’nı gazetecilik etik ve ilkelerine uymaya davet ediyoruz.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Yönetim Kurulu