İMAMOĞLU VE YAVAŞ’A SIKI MARKAJ MI GELİYOR?

Siyaset ve sosyal bilimci Dr. Yaşar Aydın Stuttgart kentinde katıldığı bir toplantıda Türkiye’deki seçim sonrası yaşanan sürecin çok yorucu olmasına rağmen bir kaos ile sonuçlanacağına inanmadığını söyledi.
Hamburg Protestan Sosyal Bilimler Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Dr. Yaşar Aydın konuşmasında “Erdoğan fanatik bir siyasetçi değil ve son derece zeki. Sonuçları kabul edecek. Ancak iki büyükşehir belediyesi de hem hükümetin hem de basının sıkı denetimi altında olacaktır” dedi.

ATGB (Avrupa Türk Gazeteciler Birliği) ile ÇYDD Baden Württemberg (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Baden-Württemberg) işbirliğince Paul-Gerhardt-Gemeinde salonlarında düzenlenen “Türkiye AB İlişkilerinde Son Durum – Medyanın İlişkilerdeki Rolü” başlıklı toplantının konuğu olan Dr. Aydın Türkiye’deki yerel seçimleri, Avrupa’ya yansımalarını ve Türkiye ve AB ilişkilerini Türk ve Alman konuklar için değerlendirdi.

ATGB İkinci Başkanı Attila Azrak’ın moderasyonunu üstlendiği ve konuşmacıların soru yağmuruna tuttuğu Dr. Yaşar Aydın’ın anlattıklarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Türkiye’de güçler ayrılığı kalktı, yönetimde sistem değişikliğine gidildi. Tüm baskılara ve korku atmosferine rağmen 31 Mart seçimlerinde halk demokrasi talebini sandıkta ortaya koydu.

“AVRUPA’NIN İLGİSİ DÜŞÜK OLDU”

Türkiye’deki seçimlere Avrupa’nın ilgisi ise ne yazık ki düşük oldu. Bunda ‘Nasıl olsa bir şey değişmez’ yönündeki bakış açısı etkili oldu sanırım. Alman medyasının ise Türkiye’deki yerel seçimlere yönelik yaptığı habercilik çok dar kaynaklardan okura aktarıldı. Alman medyası Türk halkının nabzını tutan habercilik yapamadı.

“AKP GÜCÜNÜ AB İLE PAYLAŞMAK İSTEMEZ”

31 Mart seçimleri Türkiye’de hâlâ güçlü, aktif ve cesur bir kesim olduğunu Avrupalılara da göstermiş oldu. Öte yandan üyelik müzakereleri askıya alınmış olan ve bazı Avrupalı politikacılar tarafından iplerin tamamen koparılması istenen Türkiye’ye de şöyle bir dönüp bakalım. Birincisi, Türkiye artık eskisi gibi değil. Dünyada söz sahibi olmayı talep eden bir duruşu var. Büyük güçlerin siyasetini etkileyebilen, zaman zaman da onlara rağmen kararlar alıp uygulayabilen orta kuvvetteki bir ülke konumunda. Amerika’nın egemenliğinin zayıfladığı ve Türkiye ile baş edemediği dönemlere örnek gösterirsek biri 70’li yıllarda Kıbrıs Harekâtı, diğeri ise 2016 ve 2018’de Suriye’ye girilmesi. Ayrıca AKP iktidarı AB’nin buyruklarına ve kararlarına boyun eğmeyeceği bir noktada. AB üyeliği içerde AKP’nin gücünü azaltacaktır ki, bunu Erdoğan istemez. Söz sahibi olmak ister.

“TÜRKİYE RUSYA YAKINLAŞMASI BİR TAKTİK”

Avrupa Birliği’ni ben bir barış projesi olarak görüyorum. Eskiden birbirine düşman olan Almanya ve Fransa bugün Avrupa Parlamentosu’nda birlikte karar veriyor. Türkiye’nin ise NATO’dan çıkmayacağı düşüncesindeyim. Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşması bir taktik. NATO’dan çıkan bir Türkiye Rusya için cazip olmayacaktır. Oyuncağı haline gelecektir ve Türkiye bunu çok iyi biliyor.

“SÜREÇTE TÜRKİYE KENDİ DURUMUNU ZORA SOKTU”

AB, Türkiye ile ilişkileri dondurabilir ancak ilişki toptan koparılmamalı. Avrupa’nın 1963 yılından bu yana Türkiye’yi kapının önünde oyaladığı iddialarını dillendirirken şu noktaları da es geçmemek gerekiyor. Türkiye’de o tarihten bu yana tam iki buçuk askeri darbe oldu. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit AET’yi istemediğini açıkladı. Bu arada basın ve ifade özgürlüğü ihlalleri, insan haklarına saldırılar ve demokrasiye vurulan darbe de Türkiye’nin AB karşısında zayıflamasına yol açtı. İmtiyazlı ortaklık ise çok gereksiz bir adım olacaktır. Türkiye zaten Gümrük Birliği’nde. Ayrıca Türkiye bugüne kadar Almanya’nın avantajlı olduğu asimetrik bir ilişki içindeydi. Bugün ise mülteci anlaşması ile elini güçlendirdi.

MUHALEFETİ DE ELEŞTİRDİ

Açıkçası muhalefete de eleştiride bulunmak gerekiyor. CHP referandumda kendi seçmenini bloke eden bir davranış içine girdi. HDP ise yıllar önce çok önemli taktiksel bir hata yaptı. HDP’nin o dönemdeki lideri Selahattin Demirtaş seçimlerde “Sizin asla başkan olmanıza izin vermeyeceğiz” dedi.

“SONUÇLARI KABUL ETMEZSE…”

Bakın hâlâ Avrupa Konseyi gözlemcilerini geri çekmedi. AKP şu anda taktiksel davranıyor ve zaman kazanmak istiyor. Erdoğan seçim sonuçlarını kabul etmezse ekonomide çok ciddi bir sarsıntı da meydana gelebilir. Erdoğan’ın fanatik bir siyasetçi olmadığına inanıyorum. Ama gücü elinde bulundurmayı seviyor. Bununla birlikte zeki bir politikacı olduğunu düşünüyorum ve sonuçları kabul edeceğini tahmin ediyorum. Seçim sonrası Türkiye’de yaşanan süreç çok yorucu ve Avrupa’dan da endişe ile izleniyor. Hukuki açıdan uygun olabilir ama politik açıdan ne yazık ki kesinlikle doğru değil. Zaman kazanmak istiyorlar ve uzun yıllardan bu yana ellerinde tutukları güce ortak istemiyorlar. Ancak yine de sonuçları kabul edecekler. Bir kaos yaşanacağına ise inanmıyorum. Diğer taraftan medyayı kontrolü altında tutan Erdoğan’ın Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a da başkanlığına sıkı markaj uygulayacağını söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Türkiye bu kutuplaşmadan bir an önce kurtulmalı. CHP ise rövanş alma hatasına düşmemeli. AKP 2008 sonrası rövanş almaya kalkarak büyük hata yaptı.”

HALKWEB – STUTTGART

Dr. Yaşar Aydın ile Türkiye-AB ilişkilerinde son duruma büyüteç

Siyaset ve sosyal bilimci, Hamburg Protestan Sosyal Bilimler Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Dr. Yaşar Aydın, ATGB (Avrupa Türk Gazeteciler Birliği) ile ÇYDD Baden Württemberg (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Baden Württemberg) işbirliğince düzenlenen
“TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİNDE SON DURUM – Medyanın ilişkilerdeki rolü” başlıklı toplantının konuğu olacak.


ATGB II. Başkanı Atilla Azrak’ın moderasyonunu üstlendiği toplantı 5 Nisan 2019 Cuma akşamı 19.00’da başlayacak.
Rosenbergstraße 192 70193 Stuttgart adresindeki Paul-Gerhardt-Kirchengemeinde Stuttgart salonlarında gerçekleşecek toplantı hakkında ayrıntılı bilgi 0172 894 1881 ve 0179 1748136 numaralı telefonlardan alınabilir.

Stuttgart – atgb-press.eu

YILLARCA TÜRKLERİ ALMANLARA, ALMANLARI TÜRKLERE O ANLATMIŞTI

Alman ve Türk basınının kara günü

GAZETECİ BAHA GÜNGÖR’Ü KAYBETTİK

DW Türkçe’nin 16 yıl boyunca Genel Yayın Yönetmenliği’ni üstlenmiş, Alman medyasının en yetkin Türkiye kökenli kalemlerinden Baha Göngör hayata veda etti.

40 yıllık meslek yaşamında Türkiye ve Almanya ilişkileri ile ülkedeki Türk toplumu üzerine analizleri, röportajları ve yorumları ile tanınan Türkiye uzmanı Baha Güngör’ün ölümü hem basın camiasında hem de Türk ve Alman toplumunda büyük üzüntü ile karşılandı.

Bir ara Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin de (ATGB) üyeliğini yapmış olan Baha Güngör   gazetecilik hayatınınönemli bölümünü ise Türkiye’de geçirdi. Güngör,  Alman medyasının Türkiye temsilciliklerinde görev yaptı.

GAZETECİLİĞE  İLK KEZ KÖLNER RUNDSCHAU’DA BAŞLADI

1961 yılında Türkiye’den Almanya’nın Aachen kentine diş hekimi babasının yanına gelen Baha Güngör 1978 yılında Alman vatandaşlığına geçti. 1976 yılında Kölnische Rundschau’da gazeteciliğe başladı.

12 ALMAN VE AVUSTURYA GAZETESİNİN TÜRKİYE VE YUNANİSTAN MUHABİRLİĞİNİ YAPTI

Journo’da yer alan habere göre Reuters’de ve Bonner General Anzeiger Gazetesi’nde çalıştıktan sonra Westdeutsche Allgemeine Zeitung’un (WAZ) önderliğinde 12 Alman ve Avusturya gazetesinin Türkiye ve Yunanistan muhabirliklerini üstlendi.

80’li yılların sonunda Alman ZDF kanalının Türkiye bürosunu açtı. Daha sonra Alman Haber Ajansı’nın (dpa) daimi Türkiye Temsilcisi olarak 1993-1999 yılları arasında Ankara’da görev yaptı. 1999’dan itibaren tam 16 yıl boyunca Deutsche Welle Türkçe’nin de Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptı.

TÜRK ALMAN DOSTLUK ÖDÜLÜ’NÜN SAHİBİ

Son yıllarında serbest gazeteci olarak çalışan Güngör 2004 yılında ise Almanya’daki İslamofobi ve Türkofobiyi işlediği  ‘Almanların Türk Korkusu’ adlı ilk kitabını kaleme aldı.

Güngör 2005 yılında Türk Alman Dostluk Ödülü ile onurlandırıldı.

2017 sonbaharında ise Baha Güngör ‘ün ikinci kitabı Dietz yayınevi tarafından okurla buluşturuldu. Günümüz Türkiye’sine ışık tutan kitabın adı ise “Atatürk’ün Öfkeli Torunları: Demokrasi ve Demagoji Arasındaki Türkiye” 

 

İKİ ÖĞÜTÜ DE TUTTU

Güngör kendisiyle yapılan bir söyleşide ise mesleğiyle ilgili iki öğüde dikkat çekmişti:“Alman medyasına verdiğim 40 yıl boyunca, mesleğe başladığım dönemlerde verilen iki öğüt beni bağlamıştır: ‘Okurlarımız, izleyenlerimiz haberde yağmur yağıyor dediğinde pencereye bakmadan sana inanmalı.’
‘Haberin, yorumun nedeniyle siyasi yöneticiler arayarak senin çok güzel, çok doğru yazdığını söylerlerse iyi gazeteci değilsin. İyi gazeteci, haberiyle, yorumuyla siyasi yönetimi rahatsız etmeli. Ancak tüm yazdıkların doğru, kaynakların sağlam olmalı.’”
Baha Güngör bir süredir kanser tedavisi görüyordu.

Stuttgart – ATGB

TÜRKİYE’DE OTOKRAT REJİM TESCİLLENDİ…

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Basın Açıklaması:

ADİL OLMAYAN KOŞULLARDA KAZANILMIŞ ZAFER, ZAFER DEĞİLDİR!

BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE 24 HAZİRAN DARBESİ…

Baskın erken seçim Türkiye’de AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferi ile sonuçlandı.

Adil olmayan şartlarda, OHAL koşullarında, muhalif medyanın susturulduğu bir ortamda gerçekleşen 24 Haziran seçimleri, gazetecilerin, muhalif politikacıların, öğrencilerin, hukukçuların, akademisyenlerin, aydınların cezaevinde esir edilmesinin gölgesinde gerçekleşti.

Diğer taraftan, Türkiye’nin tek kamu ajansı olan Anadolu Ajansı’nın çarpıtılmış verileriyle halkın gece boyunca aldatıldığı bir ortamda gerçekleşen 27. Dönem Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Seçimi’nde vatandaşlar ve muhalefet, özgürlükçü demokrasi ve bağımsız bir Türkiye için el ele mücadele vererek tarih yazdı.

15 Temmuz darbe girişiminden ve 20 Temmuz sivil darbesinden bu yana uçurumun eşiğine getirilen ve Başkanlık seçimi ile otoriter rejimi tescillenen Türkiye’de bu son seçimlerden sonra artık demokrasiden ve özgürlüklerden söz edilemeyeceğini üzülerek gözlemliyoruz.

Erdoğan’ın ev ödevleri ise çok:

· Ülkenin tüm kaynaklarını satıp tüketen iktidar seçim zaferi sarhoşluğundan hızlı bir şekilde ayılıp, sadece kendisinin değil halkının da altında kalması kuvvetle ihtimal ekonomik çöküntüye acil çare üretmeli.
· Yargıdan eğitime, ordudan siyasete dek derinlemesine sızmış olan siyasal İslamcı anlayış tüm kadrolardan arındırılmalı.
· Seçim kampanyaları çerçevesinde verdiği OHAL’i kaldırma sözünü tutmalı

· Yeniden adalet ve hukuk tesis edilmeli.
· Avrupa Birliği ile bağlarının tamamen kopma noktasına gelen Türkiye’nin yüzü yeniden Batı’ya çevrilmeli.
· Barış politikaları geliştirmeli, Türkiye’nin dış dünyayla ilişkilerini derhal düzeltmeli.
· Suriye meselesi ve Suriyeli mültecilere yönelik hoşnutsuzlukla baş edebilen çareler üretmeli.
· Ve elbette zaten sayısı bir avuç olan muhalif medyaya dokunmamalı.
· Basın ve ifade özgürlüğü ihlalleri sona erdirilmeli.
· Cezaevindeki meslektaşlarımızın sadece gazetecilik yaptıkları için cezalandırılmalarına son verilmeli.

Umutları örgütlemeyi başaran muhalefetin güçlü mücadelesini ve Türk halkının umut dolu ve inançlı direnişini ise “yüreklendirici” olarak niteliyor, özgür, çağdaş Türkiye için umudumuzun devam ettiğini bildiriyoruz.

Hiçbir şey bitmedi. Her şey esas şimdi başladı.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Yönetim Kurulu

 

 

SEN DE GEL!

Sevgili Üyelerimiz,

Sevgili ATGB Dostları

“Avrupa’daki Türkçe medya” sempozyumu / haftası hazırlıkları başladı.

Avrupa’da ilk kez basılan ve dağıtılan Türkçe gazete Akşam gazetesi oldu.
Akşam gazetesi, Altan Öymen yönetiminde 3 Şubat 1969 tarihinde Hannover’de yayın hayatına başladı

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) olarak önümüzdeki sonbahar döneminde düzenlemek istediğimiz  sempozyumunun planlanması için Frankfurt’ta 1 Temmuz 2018 Pazar günü toplanıyoruz.

ATGB yönetim kurulunun yanı sıra öneri ve saptamaları ile planlamaya katkıda bulunacak üyelerimizi ve arkadaşlarımızı da bu buluşmada yanımızda görmek istiyoruz.

Toplantıya medyanın yanı sıra kültür sanat, siyaset dünyasından ve stk’lardan da dostlar davetlidir.

Buluşma Yeri
gang&gäbe am Main
Walther-von-Cronberg-Platz 1
60594 Frankfurt am Main – Sachsenhausen
Walther-von-Cronberg-Platz
Telefon: +49 69 5800 505 17

Buluşma Tarihi
1 Temmuz 2018 Pazar

Buluşma Saati
13.00’den itibaren

 

AVRUPA’NIN İLK TÜRKÇE MUHALİF GAZETESİ OKURLA BULUŞTU

HUKUKSUZLUK, AYRIMCILIK VE IRKÇILIK AVRUPA POSTASI’NIN KISKACINDA

Avrupa’da neredeyse yarım asırdan bu yana Türklere göç hikayesinde eşlik eden Türkçe gazetelere, Avrupa’daki Türkçe medyadaki dönüşümün en ilginç ürünü olan Avrupa Postası da eklendi.

Büyük emek ve fedakarlıkla okurla buluşturulan, eleştirel haberciliğin düzgün Türkçe ile aktarıldığı Avrupa’daki önemli Türkçe internet gazetelerinin arasında olan Avrupa Postası, Haziran ayında print medyaya yönelerek ülke çapında dağıtımına başladı.

Avrupa Postası’nın başındaki ya da daha doğrusu tüm yükünü çeken isim ise Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Genel Sekreteri Adil Yiğit.

Avrupa Postası Yayıncısı Adil Yiğit

Avrupa’daki Türkçe yerel gazetelerin içinde bulunduğu kara tablo dolayısıyla birçok gazetecinin online gazeteye yöneldiği dönemde basın emekçisi Adil Yiğit , elini taşın altına koydu ve Almanya genelinde okurla buluşan ve aylık yayınlanan ülkenin ilk Türkçe muhalif gazetesini okurla buluşturdu.

Konuya ilişkin sorularımızı yanıtlayan gazeteci ve yayıncı Adil Yiğit, Avrupa’da yüzlerce Türkçe yerel ve internet gazetesi bulunduğunu ve bunun da Türkçe’nin yaşatılmasında büyük önem ve değer taşıdığını kaydederek “Ancak maddi kaygılar nedeniyle, ilan endişesiyle Avrupalı Türk medya yapıcılar karşı fikir geliştiren haberciliğe mesafeli duruyorlar. Eleştirel bakış açısını sayfalarına aktarmıyorlar. Avrupa’da Türkçe medyada çok önemli olan bu boşluğu Avrupa Postası ile doldurmayı hedefliyoruz“ dedi. 

“NSU DAVASINDA TÜRKÇE MEDYA SINIFTA KALDI“

Gazeteci adil Yiğit özetle şöyle konuştu:

“Avrupa’da tırmanan ırkçılık ve sağ popülist partilerin parlamentolarda temsil edildiği bir ortamda Avrupa Postası’nın iki dilli yayını ile, ilk kez basılı olarak kamuoyuna merhaba demenin heyecanını yaşıyoruz. 2013 yılı Mayıs ayından bu yana Münih’te süren ve şu günlerde sona ermesi beklenen NSU davasında Türkçe medya sınıfta kalmıştır.  8’i Türkiye kökenli, 10 kişinin ölümünden sorumlu ırkçı NSU cinayetlerle ilgili mahkemenin takibinde ve aktarılmasında Almanca ve Türkçe medyanın üç maymunları oynaması dikkat çekicidir. Ortaya çıkışımızla Avrupa ülkelerinde yaşanan haksızlıkların, dışlanmaların ve göçmenleri ilgilendiren birikmiş birçok sorunun gündeme taşınması, temel habercilik anlayışlarımızı ibelirleyecektir.

“TÜRKİYE MERKEZLİ HABERCİLİK YAPMIYORUZ”

Türkiye merkezli politika veya haberlere sayfalarımızda yer verecek olsak da, bu çizgimizi asla belirlemeyecektir. Hiçbir örgüt, parti veya derneğin gölgesinde habercilik yapmayacağız. Toplumda ‘ötekileştirilenlere’ ve sesi duyulmak istenmeyenlere temel prensiplerimiz doğrultusunda platform sunacağız.

“GÖNÜLLÜ MUHABİRLERE İHTİYAÇ VAR”

 İlk sayımızdaki haberlerimize Almanca ve Türkçe olarak başlasak da, zaman içerisinde buna İngilizce ve Fransızca’yı da eklemeyi hedefliyoruz. Elbette ki bu konuda gönüllü muhabirlere ihtiyacımız vardır.”

Türkçe ve Almanca yayınlanan Avrupa Postası aynı zamanda posta yoluyla da sivil toplum örgütüne ulaştırılıyor. 

Stuttgart – atgb

SINIRDIŞI TEHDİDİ, ALMANYA’NIN DEMOKRASİ AYIBI

BASIN BİLDİRİSİ

ATGB Genel Sekreteri Adil Yiğit, 10. köye sürgün mü ediliyor?

SINIRDIŞI TEHDİDİ, ALMANYA’NIN DEMOKRASİ AYIBI

Almanya’daki G-20 Zirvesi’ndeki akreditasyon skandalının yasaklı 32 gazeteci arasındaki tek Türk olarak gündeme gelen Adil Yiğit, 35 yıldan bu yana yaşamını sürdürdüğü Almanya’da sınırdışı tehdidi ile karşı karşıya kaldı.

Adil Yiğit, o dönemde yaptığı açıklamalarda akreditasyon yasağının Türk gizli servislerinin isteği üzerine gerçekleştiğini, söz konusu skandalının yaşanmasında Başbakan Angela Merkel’in Almanya’daki genel seçimler öncesi için koltuğunu kaptırma endişesinin de etkili olduğunu duyurmuştu.

SINIRDIŞI TEHDİDİ, YİĞİT’İN CEZAEVİNE ALMAN DEVLETİ ELİYLE SERVİS EDİLMESİDİR

Aynı zamanda ATGB Genel Sekreteri de olan Türkiye kökenli gazeteci Yiğit’e yönelik sınırdışı tehdidini kınıyor, ilgili makamları bu talihsiz yanlışlıktan geri dönmeye davet ediyoruz.
Sosyal görevli olarak da bugüne dek Almanya’da sayısız kişinin sınırdışı mücadelesinde baş aktör olarak etkili olan Adil Yiğit’e yönelik bu tutumu demokrasi ve insan hakları ayıbı olarak niteliyoruz.
Hükümete yönelik eleştirel haberciliğiyle de bilinen “Avrupa Postası” gazetesinin editörü Adil Yiğit’in Türkiye’ye sınırdışı edilmesi, dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine Alman devleti eliyle servis edilmesi anlamını da taşıyor.

SORUMLUSU EYALET HÜKÜMETİDİR

Olası bir sınır dışında ise ortaya çıkacak ağır sonuçlardan Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Birlik’90 / Yeşiller Partisi’nden oluşan Eyalet Hükümetinin sorumlu olacağını ise bir kez de biz anımsatmak istiyoruz. Federal Kriminal Daire, akreditasyon yasağı ile ilgili uğradığı mağduriyetten dolayı Adil Yiğit’ten özür dilemesine rağmen, daha sonra sınırdışı tehdidi ortaya çıkınca topu Eyalet Kriminal Dairesi’ne (LKA) ve Hamburg Polisi’ne atmıştı.

KONUNUN TAKİPÇİSİYİZ

Her fırsatta Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye kalkan Almanya’nın, tam da bu konularda samimi bir tutum izlemesini bekliyor, Adil Yiğit’in maruz kaldığı sınırdışı tehdidinin ise takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Yönetim Kurulu
Stuttgart, 20.12.2017

ATGB’nin merceğinde yeni dönemde de basın özgürlüğü var

Avrupa’da Türkçe medya çöküyor

ATGB Onur Üyesi Prof. Dr. Faruk Şen, karamsar tabloya rağmen umutsuz olunmamasını istedi. 

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) 7. Olağan Genel Kurulu, Frankfurt kentinde gerçekleştirildi.

Hessen Türk Toplumu’nun (TG Hessen) ev sahipliğindeki Genel Kurul’a Avrupa’nın çeşitli kentlerinde görev yapan üyeler katıldı.
ATGB kurucu üyesi İrfan Ergi ve grafiker Ünsal Özbakır’ın yer aldığı, Başkanlığını TG Hessen Başkanı Atila Karabörklü’nün üstlendiği Divan Kurulu,
faaliyet ve mali raporların okunmasının ardından 6. dönem yönetimi akladı.
7. dönem yönetim kurulunun oylamasında Işın Toymaz yeniden Başkan seçildi.

IŞIN TOYMAZ YENİDEN BAŞKAN

Yeni Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu:

atgb-genel-kurul2
ATGB 7. Dönem Yönetim Kurulu

Başkan Işın Toymaz, II. Başkan Attila Azrak, Sayman Kemal Çalık, Genel Sekreter Adil Yiğit, Halkla İlişkiler Sorumluları Ömer Yaprakkıran, Ufuk Evla Bostan, Brüksel Temsilcisi Fikret Aydemir.

ATGB TÜRKİYE TEMSİLCİSİ RECAİ AKSU

Öte yandan ATGB yeni yönetim kurulu, bir ilki gerçekleştirerek Birlik bünyesinde Türkiye Temsilciği bölümü de kurdu.

atgb-genel-kurul

Bu çerçevede Tele1’de Avrupa haberleri sunan ATGB kurucu üyesi Recai Aksu da Türkiye Temsilciliği görevine atandı.

AVRUPALI MESLEK ÖRGÜTLEİRYLE DAYANIŞMA PEKİŞTİRİLECEK

Yeni ekip, Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlalleri ve muhalif medyaya saldırılara karşı Avrupa’daki duyarlılığı da arttırmak ve tutuklu gazetecilerle dayanışmak için yeni dönemde çok daha güçlü eylemlerde ve etkinliklerde Avrupalı meslek örgütleriyle işbirliği içinde olacaklarını bildirdi.

eylem-heim-toymaz
ATGB, yeni dönemde Avrupa’daki Türkçe gazetecilik ve Türk medyasının durumuna ağırlık veren faaliyetlerini de arttıracağını duyurdu.

ATGB ONUR ÜYESİ FARUK ŞEN’DEN ÜYELERE MÜCADELEDE SEMPOZYUM TAVSİYESİ

Diğer taraftan 7. ATGB Olağan Genel Kurulu çerçevesinde, Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlallerinde son durumu aktarmak üzere düzenlenen konferansın konuğu ATGB Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Onur Üyesi de olan Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen oldu.

faruk-sen_02
Tutuklu gazetecilerin Türkiye’nin demokrasi ayıbı olduğunu kaydeden Şen, ATGB’nin gelecekte etkinlik ve eylemlerinde Avrupa meslek örgütlerinin temsilcileri, siyasetçiler, bilimadamlarını da yanına alarak sık aralıklarla sempozyumlar düzenlemesini önerdi. Konuyu gündemde tutarken siyasal ve bilimsel kanadının da kamuoyunun dikkatine sunulmasının önemli olduğunu dile getirdi.

faruk-sen_01
ATGB Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Onur Üyesi de olan Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen

ALMANYA’DA TÜRKOFOBİ TEHLİKELİ BOYUTLARA ULAŞTI

Şen, Avrupa’da yükselen İslamofobinin yanı sıra Almanya’daki Türkofobinin Türkler açısından çok daha tehlikeli boyutlara ulaştığı vurgusunu da yaptı.
Irkçılıkla mücadelede Avrupalı Türk’ün en önemli ev ödevinin Türkçe mücadelesi olduğunu dile getirdi. Eğitimde, basında Türkçe’nin yaşatılması için Avrupalı Türk stk’lara büyük görevler düştüğünü de bildirdi. Moderasyonunu ATGB kurucu üyesi hafta.eu Genel Yayın Yönetmeni Osman Çutsay’ın üstlendiği konferansın ikinci bölümü ise soru cevap şeklinde gerçekleşti.

atgb_logo-son

ATGB 15 YILDAN BU YANA FAALİYETTE

23 Şubat 2002’de kurulan ATGB, bugün Yunanistan’dan Danimarka’ya, Fransa’dan Almanya’ya, İngiltere’den Avusturya’ya, Belçika’ya dek fahri üyeleri de dahil olmak üzere çalışmalarına devam ediyor. Usta fotoğraf sanatçısı Mehmet Ünal ve usta gazeteci Gürsel Köksal, kuruluşundan bu yana ATGB’ye emek veren yöneticiler arasında yer alıyor. Onur üyeleri arasında ise merhum karikatürist Turhan Selçuk, bilim kadını Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, gazeteci yazar Altan Öymen, bilim adamı Prof. Dr. Faruk Şen, gazeteci- yazar Doğan Hızlan, gazeteci yazar Yüksel Pazarkaya’nın yer aldığı ATGB, mesleki dayanışma ve fikir alışverişi temelli, medya alanında kültürel ve sosyal etkinlikler üreten bir örgüt.

KURUCU ÜYESİ GÜRAY ÖZ’DEN ATGB’YE MESAJ VAR

ATGB, 6. Olağan Genel Kurulu’ndan kısa bir süre sonra meydana gelen 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişimi ile ile birlikte, çalışmalarını muhalif sese baskıyı arttıran iktidarın kıskacındaki tutuklu gazetecilerin serbest bırakılma ve basın ve ifade özgürlüğü mücadelesinde yoğunlaştırmak durumunda kaldı.

guray-oz
ATGB kurucu üyesi, Cumhuriyet gazetesi Okur Temsilcisi Güray Öz

Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır saldırılar o günden bu yana tırmanırken, ATGB kurucu üyesi, Cumhuriyet gazetesi Okur Temsilcisi Güray Öz de o dönemde tutuklamalardan nasibini aldı. Trajikomik suçlamaların yer aldığı Cumhuriyet gazetesi davasında, Güray Öz 9 ay sonra ise tahliye oldu.
Güray Öz de ATGB’nin Genel Kuurlu için bir mesaj göndererek, özgürlük mücadelesindeki dayanışması için teşekkür etti ve Türkiye’de yargılanması devam ettiği için Genel Kurul’a katılamamaktan dolayı büyük üzüntü duyduğunu dile getirdi.
Frankfurt – atgb-press.eu