TÜRKİYE’DE OTOKRAT REJİM TESCİLLENDİ…

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Basın Açıklaması:

ADİL OLMAYAN KOŞULLARDA KAZANILMIŞ ZAFER, ZAFER DEĞİLDİR!

BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE 24 HAZİRAN DARBESİ…

Baskın erken seçim Türkiye’de AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferi ile sonuçlandı.

Adil olmayan şartlarda, OHAL koşullarında, muhalif medyanın susturulduğu bir ortamda gerçekleşen 24 Haziran seçimleri, gazetecilerin, muhalif politikacıların, öğrencilerin, hukukçuların, akademisyenlerin, aydınların cezaevinde esir edilmesinin gölgesinde gerçekleşti.

Diğer taraftan, Türkiye’nin tek kamu ajansı olan Anadolu Ajansı’nın çarpıtılmış verileriyle halkın gece boyunca aldatıldığı bir ortamda gerçekleşen 27. Dönem Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Seçimi’nde vatandaşlar ve muhalefet, özgürlükçü demokrasi ve bağımsız bir Türkiye için el ele mücadele vererek tarih yazdı.

15 Temmuz darbe girişiminden ve 20 Temmuz sivil darbesinden bu yana uçurumun eşiğine getirilen ve Başkanlık seçimi ile otoriter rejimi tescillenen Türkiye’de bu son seçimlerden sonra artık demokrasiden ve özgürlüklerden söz edilemeyeceğini üzülerek gözlemliyoruz.

Erdoğan’ın ev ödevleri ise çok:

· Ülkenin tüm kaynaklarını satıp tüketen iktidar seçim zaferi sarhoşluğundan hızlı bir şekilde ayılıp, sadece kendisinin değil halkının da altında kalması kuvvetle ihtimal ekonomik çöküntüye acil çare üretmeli.
· Yargıdan eğitime, ordudan siyasete dek derinlemesine sızmış olan siyasal İslamcı anlayış tüm kadrolardan arındırılmalı.
· Seçim kampanyaları çerçevesinde verdiği OHAL’i kaldırma sözünü tutmalı

· Yeniden adalet ve hukuk tesis edilmeli.
· Avrupa Birliği ile bağlarının tamamen kopma noktasına gelen Türkiye’nin yüzü yeniden Batı’ya çevrilmeli.
· Barış politikaları geliştirmeli, Türkiye’nin dış dünyayla ilişkilerini derhal düzeltmeli.
· Suriye meselesi ve Suriyeli mültecilere yönelik hoşnutsuzlukla baş edebilen çareler üretmeli.
· Ve elbette zaten sayısı bir avuç olan muhalif medyaya dokunmamalı.
· Basın ve ifade özgürlüğü ihlalleri sona erdirilmeli.
· Cezaevindeki meslektaşlarımızın sadece gazetecilik yaptıkları için cezalandırılmalarına son verilmeli.

Umutları örgütlemeyi başaran muhalefetin güçlü mücadelesini ve Türk halkının umut dolu ve inançlı direnişini ise “yüreklendirici” olarak niteliyor, özgür, çağdaş Türkiye için umudumuzun devam ettiğini bildiriyoruz.

Hiçbir şey bitmedi. Her şey esas şimdi başladı.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Yönetim Kurulu

 

 

SEN DE GEL!

Sevgili Üyelerimiz,

Sevgili ATGB Dostları

“Avrupa’daki Türkçe medya” sempozyumu / haftası hazırlıkları başladı.

Avrupa’da ilk kez basılan ve dağıtılan Türkçe gazete Akşam gazetesi oldu.
Akşam gazetesi, Altan Öymen yönetiminde 3 Şubat 1969 tarihinde Hannover’de yayın hayatına başladı

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) olarak önümüzdeki sonbahar döneminde düzenlemek istediğimiz  sempozyumunun planlanması için Frankfurt’ta 1 Temmuz 2018 Pazar günü toplanıyoruz.

ATGB yönetim kurulunun yanı sıra öneri ve saptamaları ile planlamaya katkıda bulunacak üyelerimizi ve arkadaşlarımızı da bu buluşmada yanımızda görmek istiyoruz.

Toplantıya medyanın yanı sıra kültür sanat, siyaset dünyasından ve stk’lardan da dostlar davetlidir.

Buluşma Yeri
gang&gäbe am Main
Walther-von-Cronberg-Platz 1
60594 Frankfurt am Main – Sachsenhausen
Walther-von-Cronberg-Platz
Telefon: +49 69 5800 505 17

Buluşma Tarihi
1 Temmuz 2018 Pazar

Buluşma Saati
13.00’den itibaren

 

AVRUPA’NIN İLK TÜRKÇE MUHALİF GAZETESİ OKURLA BULUŞTU

HUKUKSUZLUK, AYRIMCILIK VE IRKÇILIK AVRUPA POSTASI’NIN KISKACINDA

Avrupa’da neredeyse yarım asırdan bu yana Türklere göç hikayesinde eşlik eden Türkçe gazetelere, Avrupa’daki Türkçe medyadaki dönüşümün en ilginç ürünü olan Avrupa Postası da eklendi.

Büyük emek ve fedakarlıkla okurla buluşturulan, eleştirel haberciliğin düzgün Türkçe ile aktarıldığı Avrupa’daki önemli Türkçe internet gazetelerinin arasında olan Avrupa Postası, Haziran ayında print medyaya yönelerek ülke çapında dağıtımına başladı.

Avrupa Postası’nın başındaki ya da daha doğrusu tüm yükünü çeken isim ise Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Genel Sekreteri Adil Yiğit.

Avrupa Postası Yayıncısı Adil Yiğit

Avrupa’daki Türkçe yerel gazetelerin içinde bulunduğu kara tablo dolayısıyla birçok gazetecinin online gazeteye yöneldiği dönemde basın emekçisi Adil Yiğit , elini taşın altına koydu ve Almanya genelinde okurla buluşan ve aylık yayınlanan ülkenin ilk Türkçe muhalif gazetesini okurla buluşturdu.

Konuya ilişkin sorularımızı yanıtlayan gazeteci ve yayıncı Adil Yiğit, Avrupa’da yüzlerce Türkçe yerel ve internet gazetesi bulunduğunu ve bunun da Türkçe’nin yaşatılmasında büyük önem ve değer taşıdığını kaydederek “Ancak maddi kaygılar nedeniyle, ilan endişesiyle Avrupalı Türk medya yapıcılar karşı fikir geliştiren haberciliğe mesafeli duruyorlar. Eleştirel bakış açısını sayfalarına aktarmıyorlar. Avrupa’da Türkçe medyada çok önemli olan bu boşluğu Avrupa Postası ile doldurmayı hedefliyoruz“ dedi. 

“NSU DAVASINDA TÜRKÇE MEDYA SINIFTA KALDI“

Gazeteci adil Yiğit özetle şöyle konuştu:

“Avrupa’da tırmanan ırkçılık ve sağ popülist partilerin parlamentolarda temsil edildiği bir ortamda Avrupa Postası’nın iki dilli yayını ile, ilk kez basılı olarak kamuoyuna merhaba demenin heyecanını yaşıyoruz. 2013 yılı Mayıs ayından bu yana Münih’te süren ve şu günlerde sona ermesi beklenen NSU davasında Türkçe medya sınıfta kalmıştır.  8’i Türkiye kökenli, 10 kişinin ölümünden sorumlu ırkçı NSU cinayetlerle ilgili mahkemenin takibinde ve aktarılmasında Almanca ve Türkçe medyanın üç maymunları oynaması dikkat çekicidir. Ortaya çıkışımızla Avrupa ülkelerinde yaşanan haksızlıkların, dışlanmaların ve göçmenleri ilgilendiren birikmiş birçok sorunun gündeme taşınması, temel habercilik anlayışlarımızı ibelirleyecektir.

“TÜRKİYE MERKEZLİ HABERCİLİK YAPMIYORUZ”

Türkiye merkezli politika veya haberlere sayfalarımızda yer verecek olsak da, bu çizgimizi asla belirlemeyecektir. Hiçbir örgüt, parti veya derneğin gölgesinde habercilik yapmayacağız. Toplumda ‘ötekileştirilenlere’ ve sesi duyulmak istenmeyenlere temel prensiplerimiz doğrultusunda platform sunacağız.

“GÖNÜLLÜ MUHABİRLERE İHTİYAÇ VAR”

 İlk sayımızdaki haberlerimize Almanca ve Türkçe olarak başlasak da, zaman içerisinde buna İngilizce ve Fransızca’yı da eklemeyi hedefliyoruz. Elbette ki bu konuda gönüllü muhabirlere ihtiyacımız vardır.”

Türkçe ve Almanca yayınlanan Avrupa Postası aynı zamanda posta yoluyla da sivil toplum örgütüne ulaştırılıyor. 

Stuttgart – atgb

SINIRDIŞI TEHDİDİ, ALMANYA’NIN DEMOKRASİ AYIBI

BASIN BİLDİRİSİ

ATGB Genel Sekreteri Adil Yiğit, 10. köye sürgün mü ediliyor?

SINIRDIŞI TEHDİDİ, ALMANYA’NIN DEMOKRASİ AYIBI

Almanya’daki G-20 Zirvesi’ndeki akreditasyon skandalının yasaklı 32 gazeteci arasındaki tek Türk olarak gündeme gelen Adil Yiğit, 35 yıldan bu yana yaşamını sürdürdüğü Almanya’da sınırdışı tehdidi ile karşı karşıya kaldı.

Adil Yiğit, o dönemde yaptığı açıklamalarda akreditasyon yasağının Türk gizli servislerinin isteği üzerine gerçekleştiğini, söz konusu skandalının yaşanmasında Başbakan Angela Merkel’in Almanya’daki genel seçimler öncesi için koltuğunu kaptırma endişesinin de etkili olduğunu duyurmuştu.

SINIRDIŞI TEHDİDİ, YİĞİT’İN CEZAEVİNE ALMAN DEVLETİ ELİYLE SERVİS EDİLMESİDİR

Aynı zamanda ATGB Genel Sekreteri de olan Türkiye kökenli gazeteci Yiğit’e yönelik sınırdışı tehdidini kınıyor, ilgili makamları bu talihsiz yanlışlıktan geri dönmeye davet ediyoruz.
Sosyal görevli olarak da bugüne dek Almanya’da sayısız kişinin sınırdışı mücadelesinde baş aktör olarak etkili olan Adil Yiğit’e yönelik bu tutumu demokrasi ve insan hakları ayıbı olarak niteliyoruz.
Hükümete yönelik eleştirel haberciliğiyle de bilinen “Avrupa Postası” gazetesinin editörü Adil Yiğit’in Türkiye’ye sınırdışı edilmesi, dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine Alman devleti eliyle servis edilmesi anlamını da taşıyor.

SORUMLUSU EYALET HÜKÜMETİDİR

Olası bir sınır dışında ise ortaya çıkacak ağır sonuçlardan Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Birlik’90 / Yeşiller Partisi’nden oluşan Eyalet Hükümetinin sorumlu olacağını ise bir kez de biz anımsatmak istiyoruz. Federal Kriminal Daire, akreditasyon yasağı ile ilgili uğradığı mağduriyetten dolayı Adil Yiğit’ten özür dilemesine rağmen, daha sonra sınırdışı tehdidi ortaya çıkınca topu Eyalet Kriminal Dairesi’ne (LKA) ve Hamburg Polisi’ne atmıştı.

KONUNUN TAKİPÇİSİYİZ

Her fırsatta Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye kalkan Almanya’nın, tam da bu konularda samimi bir tutum izlemesini bekliyor, Adil Yiğit’in maruz kaldığı sınırdışı tehdidinin ise takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Yönetim Kurulu
Stuttgart, 20.12.2017

ATGB’nin merceğinde yeni dönemde de basın özgürlüğü var

Avrupa’da Türkçe medya çöküyor

ATGB Onur Üyesi Prof. Dr. Faruk Şen, karamsar tabloya rağmen umutsuz olunmamasını istedi. 

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) 7. Olağan Genel Kurulu, Frankfurt kentinde gerçekleştirildi.

Hessen Türk Toplumu’nun (TG Hessen) ev sahipliğindeki Genel Kurul’a Avrupa’nın çeşitli kentlerinde görev yapan üyeler katıldı.
ATGB kurucu üyesi İrfan Ergi ve grafiker Ünsal Özbakır’ın yer aldığı, Başkanlığını TG Hessen Başkanı Atila Karabörklü’nün üstlendiği Divan Kurulu,
faaliyet ve mali raporların okunmasının ardından 6. dönem yönetimi akladı.
7. dönem yönetim kurulunun oylamasında Işın Toymaz yeniden Başkan seçildi.

IŞIN TOYMAZ YENİDEN BAŞKAN

Yeni Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu:

atgb-genel-kurul2
ATGB 7. Dönem Yönetim Kurulu

Başkan Işın Toymaz, II. Başkan Attila Azrak, Sayman Kemal Çalık, Genel Sekreter Adil Yiğit, Halkla İlişkiler Sorumluları Ömer Yaprakkıran, Ufuk Evla Bostan, Brüksel Temsilcisi Fikret Aydemir.

ATGB TÜRKİYE TEMSİLCİSİ RECAİ AKSU

Öte yandan ATGB yeni yönetim kurulu, bir ilki gerçekleştirerek Birlik bünyesinde Türkiye Temsilciği bölümü de kurdu.

atgb-genel-kurul

Bu çerçevede Tele1’de Avrupa haberleri sunan ATGB kurucu üyesi Recai Aksu da Türkiye Temsilciliği görevine atandı.

AVRUPALI MESLEK ÖRGÜTLEİRYLE DAYANIŞMA PEKİŞTİRİLECEK

Yeni ekip, Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlalleri ve muhalif medyaya saldırılara karşı Avrupa’daki duyarlılığı da arttırmak ve tutuklu gazetecilerle dayanışmak için yeni dönemde çok daha güçlü eylemlerde ve etkinliklerde Avrupalı meslek örgütleriyle işbirliği içinde olacaklarını bildirdi.

eylem-heim-toymaz
ATGB, yeni dönemde Avrupa’daki Türkçe gazetecilik ve Türk medyasının durumuna ağırlık veren faaliyetlerini de arttıracağını duyurdu.

ATGB ONUR ÜYESİ FARUK ŞEN’DEN ÜYELERE MÜCADELEDE SEMPOZYUM TAVSİYESİ

Diğer taraftan 7. ATGB Olağan Genel Kurulu çerçevesinde, Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlallerinde son durumu aktarmak üzere düzenlenen konferansın konuğu ATGB Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Onur Üyesi de olan Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen oldu.

faruk-sen_02
Tutuklu gazetecilerin Türkiye’nin demokrasi ayıbı olduğunu kaydeden Şen, ATGB’nin gelecekte etkinlik ve eylemlerinde Avrupa meslek örgütlerinin temsilcileri, siyasetçiler, bilimadamlarını da yanına alarak sık aralıklarla sempozyumlar düzenlemesini önerdi. Konuyu gündemde tutarken siyasal ve bilimsel kanadının da kamuoyunun dikkatine sunulmasının önemli olduğunu dile getirdi.

faruk-sen_01
ATGB Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Onur Üyesi de olan Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen

ALMANYA’DA TÜRKOFOBİ TEHLİKELİ BOYUTLARA ULAŞTI

Şen, Avrupa’da yükselen İslamofobinin yanı sıra Almanya’daki Türkofobinin Türkler açısından çok daha tehlikeli boyutlara ulaştığı vurgusunu da yaptı.
Irkçılıkla mücadelede Avrupalı Türk’ün en önemli ev ödevinin Türkçe mücadelesi olduğunu dile getirdi. Eğitimde, basında Türkçe’nin yaşatılması için Avrupalı Türk stk’lara büyük görevler düştüğünü de bildirdi. Moderasyonunu ATGB kurucu üyesi hafta.eu Genel Yayın Yönetmeni Osman Çutsay’ın üstlendiği konferansın ikinci bölümü ise soru cevap şeklinde gerçekleşti.

atgb_logo-son

ATGB 15 YILDAN BU YANA FAALİYETTE

23 Şubat 2002’de kurulan ATGB, bugün Yunanistan’dan Danimarka’ya, Fransa’dan Almanya’ya, İngiltere’den Avusturya’ya, Belçika’ya dek fahri üyeleri de dahil olmak üzere çalışmalarına devam ediyor. Usta fotoğraf sanatçısı Mehmet Ünal ve usta gazeteci Gürsel Köksal, kuruluşundan bu yana ATGB’ye emek veren yöneticiler arasında yer alıyor. Onur üyeleri arasında ise merhum karikatürist Turhan Selçuk, bilim kadını Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, gazeteci yazar Altan Öymen, bilim adamı Prof. Dr. Faruk Şen, gazeteci- yazar Doğan Hızlan, gazeteci yazar Yüksel Pazarkaya’nın yer aldığı ATGB, mesleki dayanışma ve fikir alışverişi temelli, medya alanında kültürel ve sosyal etkinlikler üreten bir örgüt.

KURUCU ÜYESİ GÜRAY ÖZ’DEN ATGB’YE MESAJ VAR

ATGB, 6. Olağan Genel Kurulu’ndan kısa bir süre sonra meydana gelen 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişimi ile ile birlikte, çalışmalarını muhalif sese baskıyı arttıran iktidarın kıskacındaki tutuklu gazetecilerin serbest bırakılma ve basın ve ifade özgürlüğü mücadelesinde yoğunlaştırmak durumunda kaldı.

guray-oz
ATGB kurucu üyesi, Cumhuriyet gazetesi Okur Temsilcisi Güray Öz

Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır saldırılar o günden bu yana tırmanırken, ATGB kurucu üyesi, Cumhuriyet gazetesi Okur Temsilcisi Güray Öz de o dönemde tutuklamalardan nasibini aldı. Trajikomik suçlamaların yer aldığı Cumhuriyet gazetesi davasında, Güray Öz 9 ay sonra ise tahliye oldu.
Güray Öz de ATGB’nin Genel Kuurlu için bir mesaj göndererek, özgürlük mücadelesindeki dayanışması için teşekkür etti ve Türkiye’de yargılanması devam ettiği için Genel Kurul’a katılamamaktan dolayı büyük üzüntü duyduğunu dile getirdi.
Frankfurt – atgb-press.eu

“Durum çok vahim, ama çok şey yapılabilir”

Dünyadaki tüm tutuklu gazetecilerin yarısına yakın bir bölümünün yer aldığı Türkiye’deki son siyasal gelişmelerin demokrasi, insan hakları, basın ve düşünce özgürlüğü gibi konularda derin bir endişe yarattığı, bu gidişin bir iç savaşa da açılabileceği kaydedildi.

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler konusunda Ver.di Sendikası Medya Bölümü, Alman Gazeteciler Birliği (DJV) ve Avrupa Türk Gazeteciler Biriliği (ATGB) tarafından Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ile işbirliği çerçevesinde düzenlenen Almanya toplantıları dizisinin Frankfurt durağında, Türkiye’de sadece medyanın değil, insanlığın da ağır bir krizden geçtiği hatırlatıldı. Ver.di Sendikası Medya Bölümü Hessen Eyaleti Yöneticisi Manfred Moos ile aynı bölümden Anja Willmann’ın sunumunda gerçekleştirilen toplantıda, aylardır Türkiye’de tutuklu bulunan Alman-Türk gazeteci Deniz Yücel’in kız kardeşi İlkay Yücel, TGS Genel Örgütlenme Sekreteri ve  Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kuleli ve ATGB yöneticisi Kemal Çalık çeşitli açıklamalarda bulundu. Kuleli’nin çevirmeni olarak toplantıya katılan ATGB kurucu üyesi gazeteci İrfan Ergi de ek yorumlarıyla tartışmalarda yer aldı.

mustafa-kuleli_02
TGS Genel Örgütlenme Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kuleli

Giriş konuşmasını üstlenen Manfred Moos, iki ülke gazetecileri arasındaki ilişkilerin yoğunlaştırılmasından yana görüş belirtirken, Ver.di’nin desteğiyle hazırlanan ve Silivri Cezaevi’ne gönderilen dayanışma kartpostallarının sahiplerine verilmediğini, bunların büyük bölümünün cezaevinden geri gönderildiğini hatırlattı. Moos, “Posta anlaşılan Türkiye’de, bizdekinden daha iyi çalışıyor” diye konuştu.

TÜRK MEDYASI TASFİYE EDİLDİ Mİ?

TGS adına katıldığı toplantıda geniş bilgiler veren Mustafa Kuleli, Türkiye’de medyaya yönelik yasakları örneklerle aktardı ve seçim yılında Alman siyaseti üzerinde bunlara karşı ek bir baskı yaratılması için çağrıda bulundu. Genç gazeteci, AKP iktidarının yurtdışındaki her tepkiyi kendi lehine kullanma becerisi gösterebildiğine dikkat çekti. Mustafa Kuleli ilgiyle izlenen açıklamalarında seçim yılında bulunan Federal Almanya’da, Ankara’daki baskılara karşı bazı olanaklar yattığına da işaret etti.  Almanya’nın, Türkiye’ye silah satışını sürdürdüğü, mülteci sorununu da Ankara’nı sırtından halletme yoluna girdiğini belirten Kuleli, izleyicilere “Sizler Berlin’in Deniz Yücel konusunda ciddi bir efor sarf ettiğini düşünüyor musunuz?” sorusunu yöneltti. Siyaset sınıfı üzerindeki baskılar kadar, Türkiye’deki yasaklara karşı bir kamuoyu yaratılmasının da önemli olduğunun altını çizen Kuleli, örnekler vererek, tüm bu karamsar tabloya rağmen yapılacak çok iş bulunduğunu ileri sürdü.

_ome7664

Ver.di’nin medya bölümü uzmanlarından Anja Willmann da Kuleli’ye basının Türkiye’de tamamen tasfiye edildiğinin söylenip söylenemeyeceğini sordu. Kuleli, yanıtında, medyanın yüzde 5’lik bir bölümünün direndiğini, 3-4 gazete ve 1-2 televizyon kanalı ile bazı internet siteleri dışında bu sektörün tamamen esir alındığını söyledi. Ana akım medyanın ise tamamen hizaya girdiğini, burada artık araştırmacı bir haberciliğin söz konusu olmadığını kaydeden TGS yöneticisi, Almanya’da yurttaş girişimleriyle Türkçe veya Kürtçe bağımsız haber siteleri kurulmasının çok önemli olduğunu hatırlattı. Kuleli, artık otosansürün falan değil, ölüm ve işkence korkusunun Türk medyasına egemen olduğunu, iyi bir gazetecinin hapishaneyi bir tür “master çalışması” gibi görüp sineye çektiğini, sektörde ise ağır bir işsizlik yaşandığını bildirdi. Kuleli, yapılacak işler arasında ekonomik yardımlaşmanın çok önemli bir yer tuttuğunu da kaydetti.

“DENİZ TECRİT EDİLİYOR, YALNIZ”

İlkay Yücel, ağabeyi Deniz Yücel ile ilgili açıklamalarıyla ilgi topladı. “Deniz yalnızlaştırılmış durumda, ama güçlüdür, günleri okuyup yazarak geçiyor. Dünyadaki tutuklu gazetecilerin yarısına yakınının Türkiye’de olması insanı utandıran bir şey, inanılır gibi değil. Ama gerçek bu. Deniz’in dış dünya ile bağlantısını, ortada bir yasak olmamasına rağmen koparmış görünüyorlar” diyen Yücel, Türkiye’nin gerçekten karanlık bir dönemden geçtiğini söyledi. 

ATGB yöneticisi Kemal Çalık da konuşmasında Türkiye’de inanılmaz şeyler yaşandığını örnekler vererek yorumladı.

“Aslında akıl almaz olaylar nedeniyle Türkiye bir haber cenneti. Yaşananlara bakınca, birçok insanın tepkisiz kalması da anlaşılır gibi değil” diyen Çalık, işsiz gazetecilerle ekonomik dayanışma için yeni yollar bulunması gerektiğini belirtti.

Çalık, Alman siyasetine baskı yapılmasının ve Alman kamuoyunun Türkiye’deki baskılar konusunda uyarılmasının önemine de dikkat çektiği konuşmasında “Tutuklu gazetecilerle dayanışma çerçevesinde mağdur olan ailelerine yönelik bir yardım fonu oluşturulabilir örneğin. Aynı zamanda Alman Hükümeti’ne de baskı yapmak üzere Alman medyasının önde gelen gazetelerinin temsilcileri ile ATGB temsilcilerinden oluşan bir heyet Başbakan Angela Merkel’le görüşmelidir. Alman Hükümeti, Erdoğan’dan basın özgürlüğü konusunda ciddi şekilde talepte bulunmalı ve tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istemelidir” dedi.

_ome7650

Anja Willmann’ın “Beklentileriniz neler?” sorusunu yanıtlayan Mustafa Kuleli, şunları söyledi:

“Almanya gibi Avrupa ülkelerinden bizdeki gazeteci duruşmalarına katılacak heyetlerin gönderilmesi iyi olur. Burada bir kamuoyu yaratılmalı ve seçimler çerçevesinde siyasetçiler üzerinde de bir baskı kurulmalı. En önemlisi de burada yeni haber siteleri kurmaktır. Ancak bu sitelerin veya kanalların, Alman devletinin veya bazı kurumlarla sivil toplum kuruluşlarının mali desteğiyle değil, okurların mali desteğiyle kurulmasına biz çok önem veriyoruz.”

Toplantıda katılımcılara çok sayıda soru da yönetildi ve derinlikli bir tartışma yaşandığı gözlendi.

Frankfurt – Ömer Yaprakkıran

MUSTAFA KULELİ ALMANYA’YA GELİYOR

Alman Gazeteciler Birliği (DJU), 3 Mayıs Uluslararası  Basın Özgürlüğü Günü dolayısyla, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Örgütlenme Sekreteri Mustafa Kuleli’yi bir dizi tartışma toplantısına konuşmacı olarak davet etti.

Stuttgart, Frankfurt, Braunschweig, Hamburg ve Berlin kentlerinde çeşitli panel ve konferanslara katılacak olan Kuleli’ye, Stuttgart ve Frankfurt duraklarında ise Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB)  de eşlik edecek.

Türkiye’deki tutuklu gazetecilerle dayanışma kampanyaları kapsamında ATGB’nin Baden Württemberg ve Hessen eyaletlerinde DJU ile ortaklaşa gerçekleştirdiği etkinliklerden biri olan 4 Mayıs 2017 Perşembe akşamı Stuttgart kentindeki toplantı Theodor Heuss Str. 2 adresinde yer alan  ver.di sendikasının binasında gerçekleşecek.

Saat 19’da başlayacak panele Mustafa Kuleli’nin yanı sıra ATGB II. Başkanı Attila Azrak, ver.di Eyalet Teşkilatı Başkanı Martin Gross, Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EJF) Yönetim Kurulu Üyesi Joachim Kreibic, Alman Gazeteciler Federasyonu (DJV) Eyalet Teşkilatı Başkanı Dagmar Lange de konuşmacı olarak katılacak.

Ertesi gün 5 Mayıs 2017 Cuma akşamı ise TGS Genel Örgütlenme Sekreteri Kuleli yine ATGB ve DJU’nun ortaklaşa düzenlediği bir diğer panele Frankfurt kentinde katılacak.  Wilhelm Leuschner Str. 69-77 adresindeki Alman Sendikalar Birliği (DGB) sendika binasında saat 18.30’da başlayacak toplantıya konuşmacı olarak Mustafa Kuleli’nin yanı sıra ATGB Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Çalık ve Türkiye’de tutukluluğu devam eden Welt gazetesi Türkiye temsilcisi Deniz Yücel’in siyaset bilimci kız kardeşi İlkay Yücel de katılacak.

Daha sonra 6 Mayıs’ta Braunschweig’da, 8 Mayıs’ta Hamburg’da ve 9 Mayıs’ta Berlin’de “Gazetecilik Suç Değildir” sloganı altında gerçekleştirilecek buluşmalarda Kuleli, Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlalleri, Türk gazetecilerin çalışma koşulları ve Almanya’daki meslekdaşları ile dayanışma ve internette işbirliği koşullarından söz edecek.

Birleşik Hizmetliler Sendikası ver.di bünyesindeki DJU’nun Genel Başkanı Cornelia Hass da konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Hass yaptığı açıklamada “Türkiye’de 150’den fazla gazeteci tutuklu. Suçları ne? Gazetecilik! Onları ne bekliyor? Kara bir tablo! Biz Mustafa Kuleli’yi  Almanya gezisi boyunca sadece Türkiye’deki durumu anlatması için davet etmedik. Aynı zamanda Türkiye’deki meslektaşlarımızı destekleme yolları ve ülkedeki basın özgürlüğnün kuvvetlendirilmesi  konusunda da konuşmak istiyoruz. Bu çerçevede Mustafa Kuleli’nin davetimizi kabul ederek Almanya’ya gelmesinden mutluluk duyuyoruz” dedi.

Başkanlık sistemini dayatan 16 Nisan’daki Anayasa Değişikliği Referandumu sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OHAL’i 3 ay daha uzattı. Bu durumda tutuklu gazeteciler, mahkemeye çıkarılmadan  5 yıla kadar cezaevinde tutulabilir.

Tutuklu gazetecilerle gösterdiği dayanışma ve basın özgürlüğü mücadelesindeki cesur duruşu dolayısısyla TGS’ye geçtiğimiz ocak ayında Willy Brandt Ödülü layık görülmüştü.

Diğer taraftan 3 Mayıs Uluslararası Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle Türkiye’deki tutuklu gazetecilerle dayanışma amacıyla Uluslararası Af Örgütü (ai) ve Sınırsız Gazeteciler yarın Berlin Büyükelçiliği önünde saat 12.30’da bir protesto eylemi düzenliyor. Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Markus Beeko ve Sınırsız Gazeteciler Genel Başkanı Christian Mihr gösteride Türkiye’de basın özgürlüğü ve tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için birer konuşma yapacak.

Saat 17’de ise Brandenburger Tor kapısında freedeniz girişimi, ai ve Sınırsız Gazeteciler tarafından ortaklaşan düzenlenen bir konser verilecek.

Konserde Antilopen Gang, Sultan Tunç, Jasmin Tabatabai, The Notwist, Sookee, Die Sterne, Christine Rösinger, Die Liga der gewöhnlichen Gentlemen, Andreas Dorau, Peter Licht, Mikail Aslan gibi sanatçılar ve gruplar sahne alacak.

Akşam saat 20.30’da Meksika’da basın özgürlüğü konusunda Gorki Tiyatrosu’nda bir toplantı düzenleniyor.

Ayrıca Nürnberg Basın Kulübü’nün yarın akşam saat 19’daki panelinin konuğu ise  “60 Pages” yayıncısı Murat Suner. Toplantı am Gewerbemuseumsplatz 2 adresindeki  Nürnberger Akademie’de gerçekleşecek.

Stuttgart – Işın Toymaz

Foto: Martha Richards

Tutuklu gazetecilere 250 kartpostal yazdılar

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) Türkiye’deki tutuklu gazetecilerle dayanışmak amacıyla sürdürdüğü eylemler devam ediyor.

Hessen Eyaleti’nde Alman Gazeteciler Birliği DJU ile gerçekleşen eylemin ardından ATGB bu kez de Baden Württemberg Eyaleti’nde Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ve tutuklu gazetecilerle dayanışma adına kampanyaya start verdi.

ATGB, Birleşik Hizmetliler Sendikası (ver.di) bünyesindeki Alman Gazeteciler Birliği (DJU) ve eyaletteki bir diğer Alman gazeteci örgütü olan DJV ile ortaklaşa olmak üzere bugün Stuttgart kentinde kartpostal eylemi düzenlendi.

Şehrin en işlek alış veriş sokaklarından Königstrasse’de tam 3 saat süren eylemde yoldan geçenler tarafından cezaevindeki gazetecilere gönderilmek üzere toplam 250 kartpostal dolduruldu.

“SİZİ SEVİYORUZ”

Kartpostallara yazılan cümleler arasında “Sizi seviyoruz – Sizinle gurur duyuyoruz – Yanınızdayız – Almanya’dan binlerce selam – Türkiye’yi Seviyoruz” gibi ifadeler de dikkat çekti. Kartlara kimisi sadece kalp çizdi kimi de güvercin resmi yaptı.

WOLFGANG SCHORLAU DA EYLEME DESTEK VERDİ

Türkçe ve Almanca olmak üzere “Gazetecilik Suç Değildir” sloganı altında dağıtılan kartpostalları dolduranlar arasında NSU cinayetlerine farklı bir pencereden bakan “Die Schützende Hand” (Koruyucu El – Dengler’in 8. Olayı) adlı Almanya’nın çok ses getiren polisiye romanın yazarı Wolfgang Schorlau da yer aldı. Schorlau Alman Polisiye Roman Ödülü ve Stuttgart Polisiye Roman Ödülü’nün de sahibi.

CHP’DEN GENİŞ DESTEK
Eyleme gazetecilerin yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Baden Württemberg ekibi de geniş destek verdi.
CHP BW Birlik Başkan Yardımcısı ve Stuttgart Temsilcisi Şirin Üstün, CHP BW Kadın Kolları II. Başkanı Emine Kaya, Esslingen Çalışma Grubu’ndan Reyzan Şemin, Havva Işık, Stuttgart Çalışma Grubundan Nuray Bozkurt, Dilek Köz Alakuş, Böblingen İlçe Başkanı Mehmet Ali Özcan, Calw İlçe Başkanı Selahattin Karslı da eylemciler arasında yer aldı.

“MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ, MEMLEKETİMİN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMEK”

Hem kartpostal dağıtan hem de yoldan geçenlerle birlikte kartları da dolduran Şirin Üstün, CHP’nin desteğini ise “Haksızlığın, insan hakları ve demokrasi ihlallerinin olduğu yerde, vargücümüzle adaletsizliğe karşı çıkmak üzere Almanya’da da saf tutmaya karralıyız. Medyanın özgürlüğü demek, ifade özgürlüğü demek memleketimin, insanımın özgürlüğü demek. Türk ve Alman gazetecileri bu soylu eylemlerinden dolayı destekliyor, dayanışma içinde olacağımızı bildirmek istiyorum” dedi.

Emine Kaya da, Türkiye’de Referandum sonrası ‘hayır’ çıktığında rüzgarın basın ve ifade özgürlüğünden yana esmesini umduklarını dile getirdi.

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (Didf) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Çarman’ın da hazır bulunduğu stantta Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Başkanı Işın Toymaz, ver.di Baden Württemberg Teşkilatı Medya, Sanat ve Sanayi Bölüm Başkanı Siegfried Heim da kartpostalları eylemcilerle birlikte dağıttı.

“ ‘KIRAL ÇIPLAK’ DİYEN HERKES KENDİSİNİ DÖRT DUVAR ARASINDA BULUR HALE GELDİ”

“Gazetecilik Suç Değildir” ve “Güçlü Basın, Güçlü Demokrasi” pankartlarının açıldığı eyleme gösterilen büyük ilgiden mutluluk duyduklarını getiren ATGB Başkanı Toymaz, “Türkiye’de ‘kıral çıplak’ diyen kim varsa günümüzde kendisini dört duvar arasında bulur hale geldi. Muhalif sese uygulanan baskıdan ise en çok gazeteciler etkileniyor. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’deki meslektaşlarımıza yönelik cadı avını büyük bir kaygı ile izliyoruz. Muhalif medyaya yönelik baskı sonucu işsiz gazeteciler ordusu oluştu. Çok sayıda meslektaşımızın basın kartları hatta pasaportları iptal edildi. 200’e yakın medya organı kapatıldı. Yaklaşık 150 tutuklu gazeteci ile Türkiye basın ve ifade özgürlüğü alanında utanç tablosu çiziyor. Türkiye’de muhalif medyaya yönelik baskı ve saldırılara karşı bugüne dek ATGB olarak her fırsatta ve her yerde, bağımsız ve özgür basın için taleplerimizi dile getirdik. Basın, ifade ve düşünce özgürlüğünün ayaklar altına alındığı ülkemizde demokrasi ve özgürlük yeniden tesis edilene dek mücadelemize devam edeceğiz. Tutuklu gazeteciler arasında ATGB kurucu üyelerinden Güray Öz de yer alıyor. Kartpostal eylemiyle Türkiye’deki cezaevlerindeki meslektaşlarımızın yalnız olmadığını, onlarla dayanışmaya devam edeceğimizi mesajını verdik. Eyleme Stuttgart’ta devam edeceğiz. DJU ve DJV’ye ise Türkiye’deki özgür basın için verdiğimiz mücadelemize desteklerinden dolayı ise teşekkür ediyoruz” dedi.

EYLEME TÜRKLER KADAR ALMANLARDAN DA BÜYÜK İLGİ

Stuttgart Ana Tren Garı yakınlarındaki tiyatro pasajı önünde gerçekleşen eylemle ilgili konuşan ver.di Baden Württemberg Teşkilatı Medya, Sanat ve Sanayi Bölüm Başkanı Siegfried Heim ise “Kartpostal eylemine gösterilen yoğun ilgi bizi çok sevindirdi. Yoldan geçenler Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü ile ilgili eylem yaptığımızı görünce hiç düşünmeden gelip, kartları doldurdular. Eyleme Türklerden olduğu kadar Alman halkından da büyük destek gördük. Devamı gelecek” dedi.

Kartpostal eylemi, dju/ver.di ve DJV Baden Württemberg adlı Alman basın örgütlerinin Türkiye’deki tutuklu gazetecilerle dayanışmasına ilişkin üçüncü eylemi oldu.
Daha önce de Aralık ayında Özgür Politika ve Alınteri gazeteleri ile basın ve ifade özgürlüğü için Stuttgart kentinde bir gösteri düzenleyen DJU ve DJV, Şubat ayından bu yana ise Baden württemberg Eyaleti’nden Türkiye’deki tutuklu gazetecilere mektup kampanyasını da sürdürüyor. Her iki gazete kartpostal eyleminde de destek veriyor.

MUSTAFA KULELİ MAYIS’TA ALMANYA’DA

Türkiye’deki yaklaşık 150 tutuklu gazeteciye gönderilmek üzere hazırlanan ve ATGB Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Yaprakkıran’ın tasarımının yer aldığı kartpostallar, Çarşamba günü kampanya aracılığıyla, cezaevindeki gazetecilere iletilecek.
Kartpostal ver.di sendikasının internet sitesinde PDF dosyası olarak da yer alıyor.
Eylemler çerçevesinde ’ta bir konuşma yapacak.

Stuttgart – Yeni Posta

 

eylem-heim-toymaz eylem-toymaz-schorlau eylem eylem1 eylem2 eylem3 eylem5 eylem6 eylem7 eylem8 eylem9 eylem10 eylem11 eylem12 eylem14 eylem15 eylem16 eylem17 eylem18 wolfgan-schorlau eylem13