ATGB Sempozyum: Avrupa’daki Türkçe medyaya büyüteç

Avrupa’daki Türkiye kökenli gazeteciler projektörleri bu kez Türkçe medyaya çeviriyor. ATGB’nin organizasyonuyla gerçekleştirilen sempozyum kapsamında, her pazar farklı başlıklar altındaki tartışma programları Zoom üzerinden sosyal medyada yayınlanacak. 

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) “Türkçe varsa, Türkçe medya da var” kampanyası kapsamında 29 Kasım 2020 – 11 Nisan 2021 tarihleri arasında düzenlediği sempozyumu online platformdan başlatıyor.

KORONA NEDENİYLE DİJİTAL PLATFORMA AKTARILDI

Geçen mart ayında  Frankfurt’ta 2 gün üst üste süren bir sempozyum olarak planlanan ancak korona salgını dolayısıyla dijitale çevrilen sempozyum ”Avrupa’daki Türkçe medyada  anadil düzgün kullanılıyor mu?“ başlıklı toplantı ile start alıyor. 

“Avrupa’daki Türkoloji bölümlerinin anadile ve Türkçe medyaya etkileri”  ve  “Gelecekte Türkçe medyanın, okuru / izleyicisi olacak mı?” alt başlıkları ile ele alınacak toplantı Almanya saati ile 14’te başlayacak.

Moderasyonunu ATGB Yönetim Kurulu Üyesi ve Belçika Temsilcisi Fikret Aydemir’in üstlendiği toplantıya konuşmacı olarak şu isimler katılacak: 

Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ersoy Soydan  Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu (FÖTED) Eş Başkanı Dr. Ali Sak 

Baden Türk Okul Aile Birlikleri Dernekleri Federasyonu (BTOABD) Başkanı Kemal Ülker Batı Alman Radyo ve TV Kurumu WDR Türkçe Servisi Koordinatörü Tuncay Özdamar  Bund Bik ve  TOAB Esslingen-Nürtingen e.V. Başkanı Güven Toymaz ATGB YK Üyesi- Sosyal Pedagog- Gazeteci Ufuk Evla Bostan 

ATGB İngiltere Temsilcisi  –  +49 Haber Portalı Gözde Sapanlı 

HER PAZAR FARKLI BAŞLIKLAR ALTINDA TARTIŞMA

ATGB ekibinin yanı sıra basın, siyaset, medya, sanat, kültür ve bilim dünyasından isimlerin katılacağı sempozyum 11 Nisan 2021 tarihine dek her Pazar dijital platformdan farklı başlıklar altındaki toplantılarla devam edecek. Önümüzdeki haftalarda sempozyumda ele alınacak diğer başlıklar ise şöyle:

-Avrupa’daki Türkçe televizyonlar ne kadar Avrupa merkezli yayıncılık yapıyor? Alman televizyonları, 3 milyon Türkçeliyi ölçümlerde yok mu sayıyor? 

 Almanya’daki yayınlar finans kaynaklarını nasıl çözüyor? Türkler ne yapıyor? Vakıflar, reklam, abone sistemi vs… 

Avrupa’daki Türkçe medyaya frekans tahsisi neden verilmiyor? 

Türkler hedef kitle olarak ne derece kabul ediliyor? 

Teknoloji , yapısal değişim ve Türkçe medyanın geleceği? Yeni medya modelleri… 

Sosyal medyadaki videolu habercilik / yayıncılık ne durumda? 

İnternet gazeteciliği, bloglar ve sosyal medyanın Türkçe medyaya etkisi? 

Almanya’daki Türkçe medyanın İstanbul eksenli yayıncılıktan kopuşu, Avrupa merkezli 

yayıncılığa yönelişi
-Gazetecilikte sektörel dergilerin önemi

-Türk hükümetlerinin / devletinin Avrupa’daki Türkçe medyaya bakışı 

-Alman devlet radyo ve televizyonlarının ülkedeki Türkçelilere yönelik medya politikaları

Türkiye kökenli gazetecilerin Alman medyasının şekillendirilmesine etkisi 

-Yerel Türkçe gazeteler, Türkçe medyanın gerçek kurtarıcıları mı?

-Avrupa’daki sürgün gazetecilerin durumu

ATGB’den yapılan açıklamaya göre sempozyumun ardından ortaya çıkan Avrupa’daki Türkçe medyanın durumuna ilişkin tablonun belge niteliğinde bir rapora dönüştürülmesi de hedefleniyor. Sempozyum hakkında ayrıntılı bilgi www.atgb-press.eu web sitesinden alınabilir.

+49 – STUTTGART

KAPAK FOTO: Austin Distel on Unsplash

Avrupa’daki Türkçe medyada anadil düzgün konuşuluyor mu?


ATGB SEMPOZYUM- I. BÖLÜM

29 Kasım 2020 Pazar saat 14:00 – 14:45

Avrupa’daki Türkçe medyada anadil düzgün kullanılıyor mu?

  • Avrupa’daki Türkoloji bölümlerinin anadile ve Türkçe medyaya etkileri
  • Gelecekte Türkçe medyanın, okuru / izleyicisi olacak mı?

Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ersoy Soydan
Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu (FÖTED) Eş Başkanı Dr. Ali Sak
Baden Türk Okul Aile Birlikleri Dernekleri Federasyonu (BTOABD) Başkanı Kemal Ülker
Batı Alman Radyo ve TV Kurumu WDR Türkçe Servisi Koordinatörü Tuncay Özdamar
Bund Bik ve TOAB Esslingen-Nürtingen e.V. Başkanı Güven Toymaz
ATGB YK Üyesi- Sosyal Pedagog- Gazeteci Ufuk Evla Bostan
ATGB İngiltere Temsilcisi – +49 Haber Portalı Gözde Sapanlı
Moderatör: ATGB YK Üyesi ve Belçika Temsilcisi Fikret Aydemir

ATGB İrlanda Temsilcisi Çağdaş Gökbel yazdı : “Kapitalist İdeolojinin Medyadaki Altın Çağı”

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) İrlanda Temsilcisi Çağdaş Gökbel’in ilk bilimsel çalışması olan “Kapitalist İdeolojinin Medyadaki Altın Çağı – Westworld (Batı Dünyası) Dizisinin İdeolojik İçeriği ve Yansımaları” Doruk yayınları arasında çıktı.

Öünümüzdeki günlerde dağıtımcılara ulaşacak olan kitap hakkında yayınlanan tanıtım açıklamasında özetle şöyle deniyor:

“Bu kitap yalnızca kültür endüstrisinin başarılı bir ürünü olan Westworld (Batı Dünyası) dizisinin ideolojik içerik analizini içermiyor.

“İdeoloji nedir?”

“Kavramın Türkçeleştirilmesinde ne gibi uğraklardan geçilmiştir?”

“İdeoloji hangi tarihsel süreçlerden geçerek günümüzdeki anlamına kavuşmuştur?”

Okuyucu tüm bu soruların yanıtlarını eleştirinin keskin ve heyecanlı dilinin atmosferinde bulacak.

İdeoloji, sosyal bilimler alanındaki en tekinsiz konulardan biri. Bu çalışma, özellikle ideoloji üzerine hazırlanan Türkçe kaynakların tekinsizliğinde kendini daha tarafsız ve objektif bir konumda bulma arayışının zorlu bir çabasıdır. Kitabın ideoloji kavramının anlaşılması ve tartışılmasında okuyucuya iyi bir pusula olabilmesini umuyoruz. Bu yolculukta sizlere Anthony Hopkins ve Ed Harris gibi ünlü oyuncular eşlik edecek.”

Çalışmalarını İrlanda’da sürdüren Çağdaş Gökbel SoL Haber’de de yazmaya devam ediyor.

atgb – DUBLİN

Radikal İslamcı terörü kınıyoruz: Avrupa’daki İslamcı katliamların hiçbir mazereti olamaz

Basın Açıklaması

Önce Fransa’daki kafa kesme ile gündeme gelen radikal İslamcılar dün akşam da Avusturya sokaklarını kana buladılar. Din adına sokaktaki masum insanları hedef alan, bu yolla Avrupa’da korku salarak baskı kurmaya çalışan İslamcı gruplara, bu kıtada yaşayan sağduyulu tek bir kişi bile hak veremez.
Bu vahşetin hiçbir mazereti, gerekçesi olamaz. Kimse kınarken yanına bir de “Ama-Fakat” ekleyerek bahane arayamaz.
“HERKES TARAFINI BELİRLEMEK ZORUNDA”
Irkçılarla İslamcıların dans pistine dönüşen Avrupa’da artık herkes safını belirlemek zorundadır.
Dinin daha fazla siyasete alet edilmemesi için, Avrupa’da görev yapan Türkiye kökenli gazeteciler olarak laiklik ilkesini en başa koyuyor, kamu yönetimi ve kurumlarında dinin bir yeri olmadığını bildiriyoruz.
MÜSLÜMAN GÖÇMENLERİN DURUMUNU ZORLAŞTIRIYOR
Din adına yaşanan bu vahşet Müslüman göçmenlerin durumunu içinden çıkılmaz bir hale getirirken, Avrupa’da son dönemde palazlanan aşırı sağcıların da elini güçlendiriyor.
Gerekçesi ne olursa olsun Avrupa’daki tüm Müslüman göçmenlerin İslamcı terör saldırılarına karşı güçlü bir ses çıkarması ve “Bu gözü dönmüşlerle bizim işimiz olmaz” demesi gerekiyor. Ancak ne yazık ki, şu saate kadar Avrupa’daki güçlü İslami kuruluşlardan hiçbir mazeret ve bahaneyi önüne eklenmemiş gerçek bir kınamayı neredeyse hiç duyamadık.
KINAMA METNİNE “MAZERET” EKLENEMEZ
Macron-Erdoğan gerginliği, Doğu Akdeniz meselesi, karikatürler… Bunların hiçbiri bu vahşeti haklı çıkaramaz, kınama metinlerinin içine de “mazeret” ya da “mağduriyet” olarak eklenemez.
İslamcı teröristlere karşı net tavır ile Avrupa’da hedeflenen kaos ortamına, provokasyona hep beraber “dur” diyebiliriz.
Fransa ve Avusturya’da olanlar Avrupa’yı önümüzdeki günlerde çok daha zor günlerin beklediğine de işaret ediyor.
Avrupa’daki hikâyemizde yaşadığımız ülkelerin halkları ile birlikte hem ırkçıların hem de İslamcıların kışkırtmalarından uzak, siyasi çekişmelere alet olmadan, dostluk, barış, hoşgörü içinde bir yaşam için terör nereden gelirse gelsin kınıyor, kanlı saldırı kurbanlarını saygıyla anıyoruz.


Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Yönetim Kurulu

Yaşasın Cumhuriyet

Cumhuriyetimizin 97. yılı kutlu olsun

Cumhuriyet barıştır.
Cumhuriyet bağımsızlıktır.
Cumhuriyet düşünce özgürlüğüdür.
Cumhuriyet basın ve ifade özgürlüğüdür.
Cumhuriyet eşitliktir.
Cumhuriyet bilim ışığında ilerlemektir.
Cumhuriyet hukukun üstünlüğü ve adalettir.
Cumhuriyet kadın-erkek eşitliğidir.
Cumhuriyet laikliktir.
Cumhuriyet gerici ve dinci zihniyete ve düzene ‘geçit yok’ demektir.
Cumhuriyet ulusun egemenliğidir.
Cumhuriyet hilafet ve saltanatın sonu demektir.
Cumhuriyet her türlü etnik köken, cinsiyet, din ayrımcılığına karşı el ele durmak demektir.
Cumhuriyet tüm halkların kardeşçe ve eşitçe bir arada yaşaması demektir.

Her türlü baskı, sömürü, şiddet ve sindirmeye rağmen, onlarca yıldır delik deşik edilen ve tamamen yok edilmesi için savaş açılan cumhuriyeti aydınlanmacılar, emekçiler, ilericiler yaşatacak.

Avrupa’da görev yapan Türkiye kökenli gazeteciler olarak cumhuriyetimizin 97. yılını kutluyoruz.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Yönetim Kurulu

IPI’nin sert tepkisi : Cemal Kaşıkçı Cinayeti ve yerini bulmayan adalet

Uluslararası Basın Enstitüsü IPI’nin bugünkü açıklamasında Suudi Arabistan’ın yargı süreci ile alay ettiğine işaret edildi. IPI temsilcileri Türkiye’deki davayı yakından izliyor.

Önde gelen gazetecilerin, medya yöneticilerinin ve editörlerin oluşturduğu küresel bir basın özgürlüğü ağı olan Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), bugün 2018’de Suudi gazeteci ve Washington Post köşe yazarı Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi sonrasındaki yerine getirilmeyen adalet sürecini kınadı.

HÜKÜMETLERİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ

IPI Direktörü Barbara Trionfi, “Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin üstünden iki yıl geçti, yine de Suudi Arabistan cinayetin arkasındakileri açıklamayı ve sorumlu tutmayı başaramadı” dedi. “Suudi Arabistan’ın bu çirkin eylemin gerçek sonuçlarından kaçmayı başardığı gerçeği, Krallık için kırmızı halı sermeye devam eden hükümetlerin insan hakları söyleminin ikiyüzlülüğünü gözler önüne seriyor. Suudi Arabistan’da görülen davanın sonucu, uluslararası toplumun kabul etmemesi gereken bir adalet sorunu.”

KALINTILARI BULUNAMADI

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın bilinen eleştirmenlerinden biri olan Kaşıkçı, Türk nişanlısıyla planladığı evlilik öncesinde bazı belgeleri toplamak için 2 Ekim 2018’de İstanbul’daki Suudi Konsolosluğu’nu ziyaret ettiğinde ortadan kayboldu. Riyad’dan gönderilen bir tetikçi ekibi tarafından öldürüldü ve cesedi konsolosluk içinde parçalandı. Şimdiye kadar kalıntıları bulunamadı.

 “HAYDUT OPERASYONU”

Uluslararası baskı altındaki Suudi Arabistan, Kaşıkçı’nın bir “haydut operasyonu” olarak nitelendirdiği eylemle öldürüldüğünü kabul etti ve cinayetle ilgili 11 kişiyi suçladı. Mart 2019’da gizli bir duruşma ile başlayan dava, aralık ayında sanıklardan beşinin idam cezasına ve diğer üçünün hapis cezasına çarptırılması ile sonuçlandı. Ancak bu yıl 8 Eylül’de bir Suudi mahkemesi beş suçlunun ölüm cezasını bozdu ve 20 yıl hapis cezasına çevirdi.

Diğer üç suçluya yedi yıldan 10 yıla kadar değişen hapis cezaları verildi. 8 Eylül’de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, yürütülen adalet sürecinde yeterli şeffaflığın bulunmadığını söyledi.

CİNAYET EMRİNİ VEREN

Titiz bir incelemenin sonunda, Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Agnes Callamard, Kaşıkçı’nın “uluslararası insan hakları hukuku kapsamında Suudi Arabistan devletinin sorumlu olduğu, kasıtlı bir cinayetin” kurbanı olduğu sonucuna vardı. ABD’nin Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) Kaşıkçı cinayetinin ardından çeşitli gazetelerde yayınlanan bir değerlendirmesinde, cinayet emrini Muhammed bin Selman’ın verdiği belirtildi.

İNFAZI ORGANİZE EDENLER

Callamard, eylül kararlarını takip eden bir dizi tweetinde şunları yineledi:

“Cemal Kaşıkçı’nın infazını organize eden ve onay veren üst düzey yetkililer, soruşturma ve yargılamanın başından beri neredeyse süreçten hiç etkilenmeden serbestçe dolaştılar. Devletin tepesindeki Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bireysel sorumluluğuna gelince, ülkesinde gerçekleşen her türlü soruşturmaya karşı özenle korunmaya devam ediyor.”

Aynı zamanda Türkiye’de savcılar tarafından, Kaşıkçı’nın öldürülmesi ardından altı Suudi vatandaşı hakkında ikinci bir dava açıldı. Konsoloslukta çalışan sanıklardan ikisinin cinayetten sonra ülkeyi terk ettiği iddia ediliyor. Suçlu bulundukları takdirde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla karşı karşıya kalacaklar. Diğer dört sanık delilleri tahrif etmekle suçlanıyor ve beş yıla kadar hapis cezası isteniyor.

+49 – BERLİN

ATGB yasta: “Apiko” Merter Tuchel yaşama veda etti

Genç grafiker Merter Tuchel Karaburun’da geçirdiği bir deniz kazası sonucu yaşamını yitirdi. ATGB üyesi Merter Tuchel’in ani vefatı ailesini, basın camiasını, İzmir’deki yakınlarını ve Stuttgart’taki Türk toplumunu yasa boğdu.

Almanya’nın Stuttgart kentinde çalışmalarını sürdüren grafiker Merter Tuchel tatil için gittiği İzmir’de yaşamını yitirdi. Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) üyesi de olan 39 yaşındaki genç grafikerin Karaburun açıklarında dalış yaparken sığ su vurgunu geçirmesi sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi.

ATGB’nin web sitesini de tasarlayan genç grafikerin ani vefatı ailesini, yakınlarını, basın camiasını ve Stuttgart’taki Türk toplumunu mateme boğdu. 

İzmirli Merter Tuchel Almanya’daki Türkçe yerel ve ulusal gazetelerde grafiker olarak görev yapmıştı.

Merter Tuchel denize olan aşkı ve dalgıçlık tutkusu dolayısıyla “Apiko” lakabıyla da biliniyordu.

Esslingen Türk Kültür Derneği Başkan Yardımcısı olan annesi İclal Tuchel ve kardeşi Alper Tuchel, “Apiko”nun 7 Eylül pazartesi günü Karaburun’a bağlı Mordoğan’da Çatalkaya Mezarlığı’nda öğle namazının ardından sonsuzluğa uğurlanacağını bildirdi.  

Atgb – STUTTGART

Avrupa’daki Türk gazetecilerden Tele1’deki ekran karartmaya tepki : “Utanıyoruz!”

Türkiye’de iktidarın baskı organı gibi işleyen RTÜK’ün Tele1 ve Halk TV’ye yönelik ekran karartma cezasına ATGB İkinci Başkanı Attila Azrak, “Utanç verici” dedi ve Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana böyle bir uygulamanın görülmediğini hatırlattı.

Tele1 ve Halk TV’ye yönelik cezalarını, ekran karartılmasını Avrupa’daki Türkiye kökenli gazeteciler “utanç verici” olarak niteledi. 

Türk basını için 3 Eylül 2020 tarihinin “kara gün” olduğuna işaret eden Avrupa’daki Türkiye kökenli gazetecilere göre, özgür medyaya içeriden gelen bu saldırı ve baskılar Ankara’daki egemenlerin bir çıkmaz içinde olduğunu Avrupa’daki iktidarlara da gösteriyor.

736-1480850464.png

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) İkinci Başkanı Attila Azrak

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) İkinci Başkanı Attila Azrak +49’a konuya ilişkin yaptığı açıklamada Almanya’da Hitler döneminden bu yana böyle bir uygulamanın bulunmadığını belirterek Basın Konseyi ve benzer mecraların medya kuruluşlarının sadece uyarıda bulunduğuna işaret etti. 

ÖZGÜR MEDYAYA TAHAMMÜL YOK 

Azrak “Avrupa’da görev yapan Türkiye kökenli gazeteciler olarak ülkemizde basın ve ifade özgürlüğümüze yönelik saldırı ve baskıyı her defasında kınadık. Ancak bu Türkiye adına son derece utanç verici” dedi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu‘nda (RTÜK) alınan kararla Halk TV ve Tele1‘e verilen 5 gün yayın durdurma cezasının Türkiye’de özgür medyaya artık daha fazla tahammül edilemeyeceğinin bir göstergesi olduğuna işaret eden Azrak, ATGB’nin basın açıklamasında da yer alan şu ifadeye dikkat çekti: 

TÜRKİYE’DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BİTTİ 

“Anlaşılan iktidar inisiyatifin muhalefete geçtiğini görüyor ve medyadaki özgür seslerin etkisinin büyüdüğünün de farkında. Yandaş ekranlar baştan sona alay konusudur. Etkisizdir. RTÜK’ün ekran karartma cezası şimdiden tarihe benzersiz karanlıkta bir sayfa olarak geçti. Gerçekleri aktaran basına sansür ve cezalar, ne yazık ki, alıştığımız türden baskılardı, ancak bu son ekran karartma cezası ile RTÜK bir ilke imza atarak Türkiye‘de artık basın özgürlüğünün kalmadığını, tamamen kazındığını tüm dünyaya ilan etmiştir.”

TEPKİLER ANKARA’NIN UMURUNDA BİLE DEĞİL

Gazeteci Attila Azrak Türkiye’deki basına, hak ve özgürlüklere, demokrasiye saldırıların Avrupa’daki tepkileri ise Ankara’daki İslamcı iktidarın önemsemediğini hatta umurunda bile olmadığını kaydetti. Azrak “İnsan hakları, demokrasi ve özgürlüklere yönelik saldırılar sona erdiği gün, bizler de dünyadaki meslektaşlarımızla göz hizasında görevimizi yapma onurunu yeniden yaşayabileceğiz” diye konuştu. .

Öte yandan RTÜK’ün, Tele1 ekranını 5 gün kapatmasına Türkiye’de kamuoyunun, toplumun tepkisi büyük oldu. 

Tele1’e verilen ceza Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik eleştiriler nedeniyle alınmıştı.

Dün saat 00.00’da başlayan yasak pazartesi gününe kadar sürecek. Tele1’e bir kez daha ceza verilmesi halinde, kanalın lisansı RTÜK tarafından iptal edilecek.

Kaynak: www.arti49.com

ATGB bugün 8 noktada temsil ediliyor: Bavyera Temsilciliğine İlhan Baba atandı

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) temsilci ağı gitgide güçlenerek büyüyor. ATGB’nin Bavyera Temsilciğine tecrübeli gazeteci İlhan Baba atandı.

Nürnberg merkezli Radyo Baba’nın da kurucusu ve yöneticisi olan İlhan Baba’nın Bavyera Temsilciliğine geçmesi ile ATGB Avrupa’da sekiz ayrı noktada temsil edilmiş oldu. Gazeteciliğe ilk adımı  İstanbul- Cağaloğlu‘nda Türkiye gazetesinin çocuk  dergisinde başlayan ardından göreve  Anadolu Haber Ajansı, Türk Haberler Ajansı‘nda devam eden İlhan Baba 1984 yılında, İran-Irak savaşında 3 ay çajans muhabiri olarak çalıştı. 

Almanya’daki gazetecilik serüvenine ise  1991 yılında Milliyet gazetesinde başladı. Milliyet, Fanatik gazetelerinde çalışırken, aynı zamanda Milliyet, Fanatik ve Hürriyet gazetelerinin ilan temsilciğini de üstlenen İlhan Baba Milliyet gazetesinin Avrupa baskıları sona erince  bir süre Almanya’da da Anadolu Ajansı‘na haber  aktardı. Ardından Bavyera eyaletinde  Türkçe dili  ağırlıklı olmak üzere farklı dillerde olmak üzere 24 saat kesintisiz yapan web radyosunu kurdu. Nürnberger Nachrichten gazetesinin ilk Türk muhabiri olarak çalıştı.  Azerbaycan basın yayın kuruluşlarından Xeber gazetesinin  Almanya temsilciği ve Moğolistan’ın Çağatay Han eyaletinin Almanya Ticari ilişkiler Temsilcisi olarak görev yaptı. Halen  Türk Haberler Ajansı Almanya Temsilciği,  Bayern Ses gazetesinin genel yayın yönetmenliği, El Ele gazetesi ve  dergisinin haber müdürlüğünü, Euro İmaj dergisinin haber müdürlüğünü,  Bayern Post gazetesinin Kuzey Bavyera Haberler Koordinatörlüğünü sürdürüyor.

Öte yandan ATGB sekiz noktada yer alan temsilcilikleri şöyle: Berlin eyalet Temsilcisi Ali Yıldırım, Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Temsilcisi (NRW) Fuat Ateş, Rheinland Pfalz Eyalet Temsilcisi Ufuk Evla Bostan, Bavyera Temsilcisi İlhan Baba, Belçika Temsilcisi Fikret Aydemir, Avusturya Temsilcisi Mehmet Ali Demir, İrlanda Temsilcisi Çağdaş Gökbel, Türkiye Temsilcisi Recai Aksu.

Atgb – NÜRNBERG

Gazeteci Yılmaz Adıyaman’ın mutlu günü

Gazeteci Yılmaz Adıyaman ve eşi Tülay Adıyaman bebeklerine kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. Oğullarına Harun ismini veren çift geçtiğimiz yıl hayatlarını birleştirmişlerdi ve bebeği kucaklarına almak için gün sayıyorlardı.

Dinslaken’de GFO Kliniken Niederrhein- St.Vinzenz Hospital’de gözlerini dünyaya açan Harun bebek 52 santimetre ve 3 kilo  140 gram doğdu. Harun‘un babası Yılmaz Adıyaman sevincini sosyal medyadan da paylaşınca tebrik yağmuruna tutuldu. 

Aynı zamanda Dinslaken Beşiktaşlılar Derneği Başkanı da olan gazeteci Yılmaz Adıyaman bebeğin ve annenin sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi. Yılmaz Adıyaman dün yani 20 Ağustos 2020 tarihinde baba olma mutluluğunu yaşadı.

DINSLAKEN

FOTO: Charles Deluvio on Unsplash