TELE1’DEN SONRA HALK TV DE SUSTURULDU!

ÖZGÜR BASINA KARŞI YAPILAN BU OPERASYONLARI ŞİDDETLE KINIYORUZ!

GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR!

İktidar muhalif medyaya yönelik operasyonlarına ara vermeden devam ediyor. Tele 1’den sonra Halk TV’ye de el konuldu ve Kayyım atandı. Toplumun en doğal hakkı olan “kitle ve iletişim özgürlüğü” vicdan ve adalet yoksunu bir anlayışla resmen gasp ediliyor. ATGB olarak alınan bu antidemokratik kararları bir kez daha protesto ediyor ve toplumu sessiz kalmamaya ve tepkilerini demokratik yollardan olabildiğince yüksek sesle yansıtmaya davet ediyoruz!

Türkiye’de medyanın neredeyse tamamına yakını kontrolünde olan iktidar, toplumun haber alma özgürlüğünü engelleme, yurttaşları bilgisizleştirme ve kamu yararına zarar veren eylemleri gözden uzak tutmaya çalışan tutum ve antidemokratik uygulamalarıyla tarihe geçecek. Son 24 yıllık süreçte 12 bini aşkın gazeteci işsiz kaldı, yüzlerce yayın organı kapatıldı, bine yakın da gazeteci tutuklandı. Türkiye Gazeteciler Sendikası’na (TGS) göre cezaevlerinde halen tutuklu 18 gazeteci bulunmaktadır. *Basın Özgürlüğü” raporuna göre, son 70 günde 25 gazeteci gözaltına alındı, 10 gazeteci tutuklandı. 2 gazeteci hakkında ev hapsi kararı verildi. Raporda, “Ailem Güvende” operasyonları (!!) ve fon krizine ilişkin haberlerin yanı sıra gazetecilerin sosyal medya paylaşımları ve haber sitelerine yönelik erişim engelleri nedeniyle bu operasyonların yapıldığına dikkat çekildi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 28. maddesi, basın özgürlüğünü düzenler ve basının sansür edilemeyeceğini güvence altına alır. Anayasa’nın “Basın hürdür, sansür edilemez” güvencesinin uygulanmasını talep ediyoruz.

Topluma yönelik baskıların gittikçe arttığı ve basın özgürlüğünün çok açık bir şekilde engellendiği ülkemizde, demokrasi için mücadele ettiğini ifade eden muhalefet partilerini de basın özgürlüğü ve susturulmaya çalışılan gazeteciler hakkında daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Medyaya yönelik siyasi ve ekonomik baskılardan vazgeçilsin!

Haberciliğe sansür uygulamalarına son verilsin!

Cezaevindeki gazeteciler derhal serbest bırakılsın!

Gazetecilik suç değildir!

Özgür Basın susturulamaz!

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) adına

Başkan Recai Aksu

MESLEKTAŞLARIMIZ MUSTAFA BALCI ve ŞABAN SEVİNÇ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!

MESLEKTAŞLARIMIZ MUSTAFA BALCI ve ŞABAN SEVİNÇ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!

GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR!

Türkiye’de halkı bilgilendirerek güç odaklarını haber ve yazılarıyla rahatsız eden gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar devam ediyor.

Son olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı fon soruşturması kapsamında Sözcü TV Editörü Mustafa Balcı ve Youtube “Bizim TV” yorumcusu Şaban Sevinç, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi uyarınca “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” (dezenformasyon) suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Eylül ortalarında, borsadaki sert düşüşlerle ortaya çıkan ve 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunu (yaklaşık 18 milyar dolar) kapsayan büyük fon skandalında yargı, bürokrasi ve siyaset cephesinde büyük bir kargaşa yaşanıyor. İktidarın bazı bakanlarının da adının karıştığı fon skandalında özellikle muhalif medyaya karşı yapılan baskı ve sansür, dört gazetecinin birden gözaltına alınmasıyla daha da arttı. İsmail Saymaz ve Murat Ağırel’in adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalarına karşın Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç tutuklandı.

Gazetecilik değil, gazetecileri hedef göstermek ve tehdit etmek suçtur. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelidir.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) olarak gazeteci dostlarımız Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç’i hedef gösterenleri ve tutuklayanları kınıyor, ülkeyi yönetenlerin gazetecilere yönelik tehditlerden ve baskılardan vazgeçmelerini istiyoruz. ATGB olarak meslektaşlarımızın yanındayız. Sadece habercilik görevini yapan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır!

Gazetecilik Suç Değildir!

Özgür Basın Susturulamaz!

ATGB-Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu

Başkan: Recai Aksu

II. Başkan: Erdoğan Karayel

Genel Sekreter: Fikret Aydemir

YK Üyesi: Seda Şanlıer

YK Üyesi: İlhan Baba

YK Üyesi: Sefa Doğanay

YK Üyesi: Temel Işık

GAZETECİ OYA LALE ÖZAN ARSLAN DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR!

Türkiye’de halkı bilgilendirerek güç odaklarını haber ve yazılarıyla rahatsız eden gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar devam ediyor.
Son olarak, Gazeteci Oya Lale Özan Arslan “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “terör örgütü propagandası yapma” suçlamalarından gözaltına alındı. Arslan’ın sosyal medya paylaşımları ve YouTube’da gerçekleştirmiş olduğu yayın iktidara yakın kişiler tarafından hedef gösterilmişti. Arslan, savcılık ifadesinin ardından tutuklanma talebiyle sevk edildiği hakimlik tarafından tutuklandı.
Oya Lale Özan Arslan’ın meslektaşı Erk Acarer ile yaptığı birl programda halkı yanıltıcı bilgiler verdiği suçlamasıyla tutuklanması, gazetecilerin özgürce yayın yapma haklarının ihlali demektir. Gazetecilik değil, gazetecileri hedef göstermek ve tehdit etmek suçtur. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelidir.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) olarak gazeteci dostumuz Oya Lale Özan Arslan’ı hedef gösterenleri ve tutuklayanları kınıyor, ülkeyi yönetenlerin gazetecilere yönelik tehditlerden ve baskılardan vazgeçmelerini istiyoruz. ATGB, meslektaşımız Oya Lale Özan Arslan’ın yanındadır. Sadece habercilik görevini yapan arkadaşımız derhal serbest bırakılmalıdır!

Gazetecilik Suç Değildir!
Özgür Basın Susturulamaz!

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB)
Yönetim Kurulu adına Recai Aksu (Başkan)

NATO zirvesi için muhalif medyaya “akreditasyon” verilmemesi asla kabul edilemez!

NATO zirvesi için muhalif medyaya “akreditasyon” verilmemesi asla kabul edilemez!
Oda Tv ve T24 editörlerinin gözaltına alınmasını şiddetle kınıyoruz!
“Uykusuz” yazarı ve Komedyen Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalıdır!

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi öncesi, muhalif medyaya yönelik geniş çaplı bir akreditasyon engeli devreye sokuldu. Cumhuriyet, ANKA, Sözcü, Halk TV, T24, Medyascope ve İlke TV’nin de yer aldığı çok sayıda muhalif kurum ve gazetecinin akreditasyon başvuruları NATO tarafından “gerekçesiz” bir şekilde reddedildiği gibi gazetecilere itiraz hakkı da tanınmadı. NATO Stratejik İletişim Ofisi’ne bağlı akreditasyon birimi tarafından gönderilen resmi metinde, kararın nihai olduğu belirtilirken sansüre hiçbir gerekçe gösterilememesi dikkat çekti.
İktidar çizgisinde olmayan birçok kurum ve kuruluşun, alınan kararla NATO zirvesini takip etmesi engellenmiş oldu. Akreditasyon talebi reddedilen muhabirlerin neredeyse tamamı resmi basın kartı sahibi olmalarına rağmen, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından dikkate alınmadı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu da, alınan kararın şeffaflıktan uzak olduğunu, NATO zirvesini Türkiye medyasının önemli bir bölümüne kapatan bu akreditasyon anlayışını anlamakta güçlük çektiklerini, “ret” gerekçesini ortaya koymayan ve itiraz hakkına peşinen sırt çeviren bu prosedürü asla kabul etmediklerini belirtti.

NATO zirvesi öncesi, T24 Dış Politika Editörü Buse Söğütlü ile Oda TV Editörü Ceren Erdoğdu yine gerekçesiz bir şekilde gözaltına alındı. TGC (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti) yayınladığı bildiride; ülke gündemini basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerin belirlediği süreçte NATO Zirvesi öncesi T24 Dış Politika Editörü Buse Söğütlü ile #Oda TV Editörü Ceren Erdoğdu’nun gözaltına alınmasını kaygıyla karşıladıklarını, gazetecilerin kamu yararı için yürüttükleri haber ve yorum faaliyetleri nedeniyle baskı altına alınmalarıını ve gözaltı tehdidiyle susturulmaya çalışılmalarının asla kabul edilemeyeceğini belirterek; Yetkilileri, Anayasa’nın ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin ortaya koyduğu ilkelere uygun davranmaya; basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü engellemekten vazgeçmeye çağırdı.

Ayrıca, geçtiğimiz günlerde, yurtdışı tatilinden döndüğü havaalanında gözaltına alınan komedyen ve “Uykusuz” dergisi yazarı Deniz Göktaş’ın önce gözaltına alınıp sonra tutuklanması hem mizah geleneğimiz hem de düşünce özgürlüğü açısından asla kabul edilemez. Siyasi skeçleriyle tanınan, hem güldürüp hem düşündürmeyi amaçlayan genç Stand-Up’çı Deniz Göktaş’a birçok kurum ve kuruluşun destek olması her ne kadar sevindirici olsa da, toplumsal boyutta bir bölünmenin de önü açılmaya çalışılıyor.
“Cumhurbaşkanına Hakaret ve Dini Değerleri Aşağılama” suçlamasıyla tutuklanan Göktaş, ilk ifadesinde kesinlikle hakaret ve aşağılama gibi bir yaklaşımı olmadığını, “Diktatör” kelimesinin siyasal bir tespit olduğunu ve kamuoyund sıkça tartışıldığını belirterek; ne Cumhurbaşkanını ne dini değerleri aşağılamak gibi bir kastı ve amacı olmadığını belirtti.

ATGB olarak bir kez daha tekrarlıyoruz ki;
Gazetecilik değil, gazetecileri hedef göstermek ve tehdit etmek suçtur. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelidir.
Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) olarak gazeteci dostlarımızın ve Deniz Göktaş’ın acilen serbest bırakılmasını istiyoruz!

Gazetecilik Suç Değildir!
Özgür Basın Susturulamaz!
Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB)
Yönetim Kurulu adına Recai Aksu (Başkan)

GAZETECİ İSMAİL ARI DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!

Türkiye’de halkı bilgilendirerek güç odaklarını haber ve yazılarıyla rahatsız eden gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar devam ediyor.
Son olarak yaptığı haberler nedeniyle Birgün gazetesi yazarı İsmail Arı, bayram nedeniyle ailesini ziyarete gittiği Tokat’ta tutuklandı.
Kamu kurumlardaki yolsuzluklar ve usulsüzlükler başta olmak üzere ülkedeki çarpıklıklara ilişkin haberleriyle tanınan BirGün muhabiri İsmail Arı, yaptığı haber nedeniyle “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlamasıyla tutuklandı.
Gazetecilik değil, gazetecileri hedef göstermek ve tehdit etmek suçtur. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelidir.
Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) olarak gazeteci dostumuz İsmail Arı’yı hedef gösterenleri ve tutuklayanları kınıyor, ülkeyi yönetenlerin gazetecilere yönelik tehditlerden ve baskılardan vazgeçmelerini istiyoruz. ATGB olarak meslekdaşımız İsmail Arı’nın yanındayız. Sadece habercilik görevini yapan arkadaşımızı derhal serbest bırakılmalıdır!

Gazetecilik Suç Değildir!
Özgür Basın Susturulamaz!

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB)
Yönetim Kurulu adına Recai Aksu (Başkan)

Alican Uludağ Derhal Serbest Bırakılmalıdır!

Gazetecilik Suç Değildir!

Alican Uludağ Derhal Serbest Bırakılmalıdır!

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındıktan kısa bir süre sonra tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamaya göre, gazeteci Alican Uludağ’ın sosyal medya hesabından yaptığı bazı paylaşımlarda “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlarından resen soruşturma başlatıldığı ve bu nedenle tutuklandığı belirtiliyor.

Meslektaşları olarak öncelikle belirtmeliyiz ki; Alican Uludağ bir gazetecidir. Geçmişte hiçbir soruşturmadan kaçmamış ve her çağrıldığında ifade vermeye gitmiştir. Kaçma şüphesi olmadığı halde evine baskın yapılarak çocuklarının gözü önünde üstünü bile değiştirmesine izin verilmeden apar topar gözaltına alınmış ve sonrasında tutuklanmıştır.

Basın ve ifade özgürlüğünü açıkça hedef almaktan, orantısız yargı gücünü kullanarak gazetecileri sorgusuz sualsiz suçlu ilan etmekten acilen vazgeçilmesi çağrısı yapıyoruz. Gazeteci dostumuz Alican Uludağ’ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.  2002 yılından beri Avrupa çapında faaliyet gösteren “Avrupa Türk Gazeteciler Birliği” olarak, tüm dünyaya “Gazetecilik suç değildir” sloganımızı haykırıyoruz!..

Türkiye’de medyanın hükümet kontrolüne girdiği, bağımsız ve özgür gazetecilerin susturulduğu bir ortamda bizlerin sessiz kalması elbette düşünülemez. Alican Uludağ’ı tutuklayarak gazetecileri korkutamazlar, yıldıramazlar, sindiremezler.

Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır.

Gazetecilik Suç Değildir!

Özgür basın susturulamaz!

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB)

Yönetim Kurulu adına

Recai Aksu – Başkan

BUGÜN 10 OCAK “ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ” “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR!”

2002 yılından beri Avrupa çapında faaliyet gösteren ATGB (Avrupa Türk Gazeteciler Birliği) olarak tüm dünyaya “Gazetecilik suç değildir” diye haykırıyor, özellikle Türkiye’deki gazetecilerin yalnız olmadığını herkesin bilmesini istiyoruz. Türkiye’de medyanın hükümet kontrolüne girdiği, bağımsız ve özgür gazetecilerin yeni sansür yasasıyla susturulduğu bir ortamda bizlerin sessiz kalması elbette düşünülemez. AKP’nin iktidarda olduğu 24 yılda tüm kurumların tahrip edildiğini ve laiklik ilkelerinin uygulanmadığını açıkça görmekteyiz. İktidarın keyfi uygulamaları ve Sansür Yasası ile baskının en ağırını yaşamamıza rağmen; biz gazeteciler, gerçeği yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz!..

Türkiye’de gazeteciler sadece yazdıkları veya söyledikleri nedeniyle cezaevlerinde tutuluyor. Gazetecilerin özgürlüğünü yitirmesi, toplumumuzun haber alma hakkını, ülkemizin de demokrasisini kaybetmesi anlamına geliyor. Tutuklu ve hükümlü tüm meslektaşlarımız serbest bırakılmalı. Çünkü gazetecilik suç değildir!

Merkezi Paris’te bulunan (RSF) Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (nün 2025 Basın Özgürlüğü Bilançosu açıklandı. RSF’ye göre dünyada geçen yıl 503 gazeteci çeşitli nedenlerle tutuklandı. IFJ (Uluslararası Gazeteciler Federasyonu raporlarına göre 2025 yılında 128 gazeteci öldürüldü. Türkiye’de sadece ocak ayında yaklaşık 25 gazeteci tutuklandı. Ayrıca ülke tarihinde ilk olarak bir TV kanalına (TELE1) kayyum atandı. Kanal sahibi gazeteci Merdan Yanardağ tutuklandı.

Türkiye’de iktidar, “kendinden olmayan” medya kuruluşlarını RTÜK üzerinden de ekonomik olarak sıkıştırıyor. Önceki yıllarda olduğu gibi yine çeşitli gerekçelerle, muhalif medya kuruluşlarına 2025’te de para ve ekran kapatma cezaları yağdırdı.

Dünya geneline baktığımızda “çalışan gazeteciler” açısından oldukça kötü bir yıl geçirdiğimizi söyleyebiliriz. Çeşitli kaynaklardan alınan haberlere göre 2025 yılında İsrail’in Gazze işgalinde 29 gazeteci öldürüldü. Altı yıl süren İkinci Dünya Savaşı’nda öldürülen gazeteci sayısının 63 olduğunu düşünürsek, bu rakamın ne kadar ürkütücü olduğunu açıkça görüyoruz. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm küresel kuruluşların uyarılarını dikkate almayan İsrail, sivil katliamına hala devam ediyor. Son verilere göre İsrail’in Gazze işgalinde öldürülen sivillerin sayısı 80 bine yaklaşmış durumda. Ne yazık ki, barışı ve insan haklarını korumakla yükümlü kurumların da gerekeni yapmadığını ve küresel ayrışmaya hizmet ettiklerine şahit oluyoruz.

Görüldüğü gibi, hem ülkemizde hem dünyada “Basın Özgürlüğü” hiçe sayılıyor. Görevleri sadece “haberi kitlelere iletmek” olan “çalışan gazeteciler” büyük risk altında ve can güvenlikleri olmaksızın işlerini yapmaya çalışıyorlar. Biz Avrupa Türk Gazeteciler Birliği olarak, Türkiye’deki ve dünyadaki meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu ve onlarla sonuna kadar dayanışacağımızı bildiriyor, gazeteciliğin suç olmadığını bir kez daha vurguluyoruz!

Gazetecilik suç değildir!

Özgür basın susturulamaz!

Türkiye’de sansüre son, gazetecilere özgürlük!

Türkiye’deki gazeteciler yalnız değildir!

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği

Yönetim Kurulu adına

Başkan Recai Aksu

Merdan Yanardağ Serbest Bırakılmalıdır!

Gazetecilik Suç Değildir!
Merdan Yanardağ Serbest Bırakılmalıdır!
TELE1 TV’ye sabah saatlerinde operasyon düzenlendi. TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, İstanbul Cumhuriyet Savcılığının açıklamasına göre casusluk suçlamasıyla gözaltına alındı.
TELE1’de Merdan Yanardağ’ın odasına arama yapıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasında, Merdan Yanardağ’ın İBB soruşturmasından tutuklu bulanan Necati Gün ile casusluk faaliyetinde bulunduğu iddia edildi.
TELE1’in ve bağımsız medyanın yayınlarından rahatsız olan iktidar, baskı ve sansür girişimini derinleştiriyor.
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınmasıyla iktidarın baskıcı anlayışı açıkça görülüyor.
Merdan Yanardağ’a casusluk iddiasıyla soruşturma başlatılması başka türlü nasıl yorumlanabilir!
Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınması TELE1’e, Merdan Yanardağ’a ve Türkiye’nin demokratik kamuoyuna ve güçlerine yönelik bir saldırı değil midir?
2002 yılından beri Avrupa çapında faaliyet gösteren ATGB olarak tüm dünyaya “Gazetecilik suç değildir” diye sesleniyoruz… Türkiye’deki gazetecilerin yalnız olmadığını herkesin bilmesini istiyoruz.
Türkiye’de medyanın hükümet kontrolüne girdiği, bağımsız ve özgür gazetecilerin susturulduğu bir ortamda bizlerin sessiz kalması düşünülemez.
Merdan Yanardağ’ı gözaltına alarak gazetecileri korkutamazlar, yıldıramazlar, sindiremezler.
Merdan Yanardağ derhal serbest bırakılmalıdır.
Bir kez daha sesleniyoruz: Gazetecilik Suç Değildir!
Özgür basın susturulamaz!

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Yönetim Kurulu adına
Recai Aksu – Başkan

24 TEMMUZ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELE GÜNÜ’NDE İKİNCİ BİLDİRİMİZ! TELE1’E 5 GÜN EKRAN KARARTMA, HALK TV’YE %3 PARA CEZASI VERİLDİ..

ATGB bir ilki yaşıyor. Aynı günde ikinci bildirimizi yayınlamak zorunda kaldık. 24 Temmuz “Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü”nü henüz bitirmemişken, RTÜK tarafından iki muhalif yayın yapan tv kanalına yine cezalar yağdırıldı. Tele1’e 5 gün ekran karartma cezası verilirken, Halk TV’ye de %3 para cezası verildi. Bu iki örnekten de anlaşıldığı gibi ülkemizde basına yönelik sansür ve yasaklamalar hız kesmeden devam ediyor. Toplumun en tabii hakkı olan “kitle ve iletişim özgürlüğü” elinden alınıyor. ATGB olarak alınan bu antidemokratik kararları bir kez daha protesto ediyor ve toplumu sessiz kalmamaya ve tepkilerini demokratik yollardan olabildiğince yüksek sesle yansıtmaya davet ediyoruz!.

Türkiye’de medyanın neredeyse tamamına yakını kontrolünde olan iktidar, toplumun haber alma özgürlüğünü engelleme, yurttaşı bilgisizleştirme ve kamu yararına zarar veren eylemleri gözden uzak tutmaya çalışan tutum ve antidemoktatik uygulamalarıyla tarihe geçecek. Son 23 yıllık süreçte 12 bini aşkın gazeteci işsiz kalmış, yüzlerce yayın organı kapatılmış, bine yakın gazeteci de tutuklandı. Türkiye Gazeteciler Sendikası’na (TGS) göre cezaevlerinde halen tutuklu 18 gazeteci bulunmaktadır.

Topluma yönelik baskıların gittikçe arttığı ve basın özgürlüğünün çok açık bir şekilde engellendiği ülkemizde, demokrasi için mücadele ettiğini ifade eden muhalefet partilerini de basın özgürlüğü ve susturulmaya çalışılan gazeteciler hakkında daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazeteciler, haber kaynağı olarak kişi ve kurumlarla iletişimlerini meslek ilkeleri çerçevesinde yürütmelidir. Gazeteci; etik ilkelere bağlı kalarak, herhangi bir kaynaktan telkin, tavsiye almadan ve maddi çıkar sağlamadan mesleğini dürüst bir şekilde yapmalıdır. Güçsüzün, yoksulun ve sesini duyuramayanların sesi olmakla yükümlüdür.

ATGB olarak, tüm meslektaşlarımızı “Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi”ne uygun habercilik yapmaları çağrısında bulunuyoruz. “24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü”nü bir kutlama gibi değil de, sorumluluklarımızı ve yükümlülüklerimizi bir kez daha hatırlatma günü olarak benimsiyoruz.

ATGB olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da iktidara yönelik mesajlarımızı yineliyoruz:

Medyaya yönelik siyasi ve ekonomik baskılardan vazgeçilsin!

Haberciliğe sansür uygulamalarına son verilsin!

Cezaevindeki gazeteciler derhal serbest bırakılsın!

Gazetecilik suç değildir!

Özgür Basın susturulamaz!

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği adına

Başkan Recai Aksu

24 TEMMUZ BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELE GÜNÜ’NDE BİR KEZ DAHA HAYKIRIYORUZ: GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR. ÖZGÜR BASIN SUSTURULAMAZ!

Türkiye’de medyanın neredeyse tamamına yakını kontrolünde olan iktidar, toplumun haber alma özgürlüğünü engelleme, yurttaşı bilgisizleştirme ve kamu yararına zarar veren eylemleri gözden uzak tutmaya çalışan tutum ve antidemoktatik uygulamalarıyla tarihe geçecek. Son 23 yıllık süreçte 12 bini aşkın gazeteci işsiz kalmış, yüzlerce yayın organı kapatılmış, bine yakın gazeteci de tutuklandı. Türkiye Gazeteciler Sendikası’na (TGS) göre halen cezaevinde halen tutuklu 18 gazeteci bulunmaktadır.

Topluma yönelik baskıların gittikçe arttığı ve basın özgürlüğünün çok açık bir şekilde engellendiği ülkemizde,  demokrasi için mücadele ettiğini ifade eden muhalefet partilerinin de medyaya yönelik tutumu tartışmalıdır. İktidarın yanı sıra muhalefet cephesinde de siyaset-medya ilişkilerinin kirlendiği, bazı gazetecilerin para alarak yandaşlık yaptığı iddia edilmektedir. Bunlar son derece kirli, etik olmayan davranış biçimleridir ve bu gibi kişilerin asla medya dünyasında barındırılmaması gerekmektedir. 

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazeteciler, haber kaynağı olarak kişi ve kurumlarla iletişimlerini meslek ilkeleri çerçevesinde yürütmelidir. Gazeteci; etik ilkelere bağlı kalarak, herhangi bir kaynaktan telkin, tavsiye almadan ve maddi çıkar sağlamadan mesleğini dürüst bir şekilde yapmalıdır. Güçsüzün, yoksulun ve sesini duyuramayanların sesi olmakla yükümlüdür.

ATGB olarak, tüm meslektaşlarımızı “Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi”ne uygun habercilik yapmaları çağrısında bulunuyoruz. “24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü”nü bir kutlama gibi değil de, sorumluluklarımızı ve yükümlülüklerimizi bir kez daha hatırlatma günü olarak benimsiyoruz.

ATGB olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da iktidara yönelik mesajlarımızı yineliyoruz:
Medyaya yönelik siyasi ve ekonomik baskılardan vazgeçilsin!
Haberciliğe sansür uygulamalarına son verilsin!
Cezaevindeki gazeteciler derhal serbest bırakılsın!

Gazetecilik suç değildir!
Özgür Basın susturulamaz!

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği adına
Başkan Recai Aksu