Kamuoyuna ve Değerli Halkımıza Duyurulur…

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği(ATGB) olarak 6 Şubat Pazartesi sabahı Türkiye’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli, birincisi 7.7 şiddetinde; ikincisi de Elbistan- Ekinözü merkezli 7,6 şiddetinde tesbit edilen depremler ve sonrasındaki artçı sarsıntılar nedeniyle binlerce yurttaşımızı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Kahramanmaraş, Adıyaman, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Malatya ve Hatay’ı da etkileyen depremde yaşamlarını yitiren yurttaşlarımıza rahmet, yaralılara acil şifa, halkımıza ise başsağlığı diliyoruz.
Türkiye kökenli bir gazetecilik örgütü olarak organize biçimde yetkili kurum ve organizasyon birimleriyle koordineli olarak acil yardım, destek ve bilgi paylaşımına hazır ve her koşulda halkımızın yanında olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu adına
Başkan Recai Aksu

Uğur Mumcu gazeteciliğinin izinden…

Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı öncülüğünde sivil toplum örgütlerinin katılımıyla hazırlanan ve bu yıl “Yeniden Cumhuriyet” sloganıyla 30.su düzenlenen “Adalet ve Demokrasi Haftası” Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü 24 Ocak’ta başlayıp Hukukçu ve Siyasetçi Muammer Aksoy’un öldürüldüğü 31 Ocak tarihinde sona erecek.

Türkiye’de soruşturmacı gazeteciliğin öncüsü Uğur Mumcu, birçok genç gazetecinin fikirlerini şekillendiren ve birçok insanı gazeteciliğe çeken öncü bir gazeteciydi. Ülkemizde birçok kaynaktan haberi doğrulatan, bununla da yetinmeyip bilgi ve belgeye dayalı araştırmacı soruşturmacı bir gazeteciliğin altyapısını kurdu.

Mumcu yaşasaydı bugün birçok karanlık ilişki ve yolsuzluğu ortaya çıkarırdı. Büyük bir olasılıkla da içeriye atarlardı. Mobilya dosyasından rabıtaya, yolsuzluklardan Abdi İpekçi cinayeti ve Papa suikastine, Suudi sermayesinden terör ilişkilerine varıncaya kadar birçok konuyu aydınlatan Mumcu’nun davası ne yazık ki aydınlatılamadı.

Uğur Mumcu, güç odaklarına karşı doğrudan ve gerçekten yana olmayı en başa yazdı ve öyle de yaşadı. 30 yıl önce onu susturduğunu sananlar yanılıyorlar. Onun izinden giden meslektaşları eliyle, o hala gerçekleri yazmaya devam ediyor.

Biz Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) olarak “Gerektiğinde hükümetlere ve güç odaklarına karşı savaşmayı göze alan insan, gazetecidir” diyen Uğur Mumcu’nun izinden gittiğimizi bildiriyor, basın tarihimizin onurlu kalemi Mumcu’yu katledilişinin 30. Yıldönümünde sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz. “Aydın olmanın bedelinin canla ödenmediği, pırıl pırıl, saydam, demokratik ve tam bağımsız bir Türkiye” için yılmadan mücadele edeceğimize söz veriyoruz.

Uğur Mumcu katliamı bir an önce aydınlatılmalı ve sorumlulardan hesap sorulmalıdır.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği

Yönetim Kurulu adına Başkan Recai Aksu

ATGB Brüksel’de basın özgürlüğü çağrısı yaptı

ATGB Brüksel'de basın özgürlüğü çağrısı yaptı

Avrupa’da faaliyet gösteren Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB), Brüksel’de AB binalarının ortasında kalan Schuman Meydanı’nda Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlalleri ve yeni “sansür yasası”na dikkat çekti. “Gazetecilik Suç Değildir” sloganıyla düzenlenen etkinlikte 27 yıl önce gözaltında katledilen Metin Göktepe ile terör kurbanı gazeteciler anıldı.

Ricardo Gutierres de katıldı

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü öncesinde, Avrupa Birliği komisyon binasının hemen yanında gerçekleşen mitinge, Avrupa Gazeteciler Federasyonu Genel Sekreteri Ricardo Gutierres de katıldı.

300 bin gazeteci adına konuştuğunu kaydeden Gutierres, meslektaşları üzerindeki baskıların kabul edilemez olduğunu söyledi.

Konuşmasında Türkiye’deki baskılara kısaca değinen EFJ Genel Sekreteri Ricardo Gutierrez Türkiye’deki gazetecilerin yanında olduklarını ve ATGB’yi dayanışma eylemi düzenlediği için kutladıklarını söyleyerek önümüzdeki dönemde Avrupa Gazeteciler Federasyonu olarak ATGB ile ortak çalışmalar yapmaya açık olduklarını belirtti.


Gutierrez’in konuşmasının tümü şöyle:
“Avrupa Gazeteciler Federasyonu tarafından temsil edilen 300.000 gazeteci adına konuşuyorum. Avrupa’daki gazeteci camiasının Türkiye’deki gazetecileri unutmadığını söylemek için buradayım. 2015 yılından bu yana Türkiye’de 215 ciddi basın özgürlüğü ihlalini Avrupa Konseyi Gazeteciliği Koruma Platformu’na bildirdik. Bu, Avrupa’da en çok uyarının verildiği ülke: Rusya’dan daha fazla, Ukrayna’dan daha fazla. Türkiye’de gazeteci cinayetiyle ilgili 6 cezasızlık davası var. Türkiye’de şu anda cezaevinde 53 gazeteci var. Ve Ekim ayında, Erdoğan rejimi sözde dezenformasyon yasasını geçirerek sansürü yasallaştırdı. Türkiye, basın özgürlüğü konusunda dünyanın en baskıcı rejimlerinden biridir. Avrupa Birliği üye devletlerini bu baskıya suç ortağı olmayı bırakmaya çağırıyoruz. Avrupa’yı Türk rejimiyle işbirliğini durdurmaya çağırıyoruz. Ve Avrupa’dan Türkiye’deki gazetecilerin kaderini unutmamasını istiyoruz. Buraya gelip konuşma yapmamı ATGB ile işbirliğinin bir başlangıcı olarak değerlendirin. İşbirliğimiz artarak devam edecek.”

ATGB Başkanı Recai Aksu da yaptığı konuşmada sendikalar ve uluslararası kurumların hazırladıkları raporlardaki somut verilerin Türkiye’de gazeteciler üzerindeki baskıyı gözler önüne serdiğini belirterek “Bunun yanı sıra iktidar, ‘kendinden olmayan’ bütün medya kuruluşlarını da RTÜK eliyle ekonomik olarak sıkıştırıyor. Akla hayale gelmeyen gerekçelerle, Tele 1, Halk TV, KRT, Fox gibi muhalif medya kuruluşlarına para cezaları yağdırıyor. Deutsche Welle’nin bağımsız yayınlarına saçma sapan gerekçelerle erişim engeli getirildi” diye konuştu.

Bildiriler beş dilde

Protestoda Türkçe’nin yanında İngilizce, Almanca, Fransızca ve Flamanca bildiriler okundu. Bildirilerde Türkiye’de özgür basına yönelik baskıların giderek arttığına vurgu yapılarak, medyanın büyük ölçüde iktidarın etkisinde bulunduğu kaydedildi. İktidara yönelik eleştirel yayın yapan basın kuruluşları ile gazetecilerin büyük baskılara maruz kaldığı belirtilen bildirilerde, çok sayıda medya kuruluşunun ağır para cezalarına çarptırılarak işlevsiz hale getirilmeye çalışıldığı, bağımsız gazetecilerin ise tutuklanarak cezaevlerine konulduğu belirtildi.

ATGB: Gazetecilik suç değildir

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Recai Aksu yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“2002 yılından beri Avrupa çapında faaliyet gösteren ATGB olarak tüm dünyaya “Gazetecilik suç değildir” diye haykırıyor, Türkiye’deki gazetecilerin yalnız olmadığını herkesin bilmesini istiyoruz. Türkiye’de medyanın hükümet kontrolüne girdiği, bağımsız ve özgür gazetecilerin yeni sansür yasasıyla susturulduğu bir ortamda bizler sessiz kalamaz, susamazdık.

AKP, iktidardaki 20 yılını devirdi. Bu 20 yılda kurumlar tahrip edildi, laikliğe dönük saldırılar arttı, ekonomi iflas etti, medya kuşatıldı. İktidarın keyfi uygulamaları ve Sansür Yasası ile biz gazeteciler ise baskının en ağırını yaşamamıza rağmen, gerçeği yazmaktan vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz.

İktidar her fırsatta Türkiye’de özgürlüklerin arttığını iddia etse de, aslında yaşanan durum bunun tam tersi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın 2021-2022 raporuna göre; “Basın, Yayın ve Gazetecilik” işkolunda kayıtlı çalışanların 23.907’si gazetecilik faaliyeti yürütüyor.

TÜİK verilerine göre 2021 yılında genel işsizlik oranı yüzde 12 iken gazetecilik mezunları içinde işsizlik oranı %18,3. Resmi basın kartı sahibi gazeteci sayısı geçen yıla göre artış gösterse de kayıtlı gazetecilerin sadece yüzde 68,72’si karta sahip. Sigortasız ya da serbest çalışan gazetecilerle birlikte bu oran daha da düşüyor. Editoryal bağımsızlığın önündeki engeller kadar gazetecilerin ekonomik ve sosyal hakları da alarm veriyor.

26 gazeteci gazetecilik faaliyeti nedeniyle cezaevinde. Pandemi tedbirleri esnetilse de cezaevindeki gazetecilerin hakları tedbirler gerekçe gösterilerek cezaevi yönetimlerince ihlâl ediliyor.

Gazetecilerin nakil talepleri reddediliyor, denetimli serbestlik hakkı keyfi kurul kararlarıyla engelleniyor. Gazeteciler aileleri ile iletişim kuramıyor, sosyalleşemiyor, dışarıdan haber alamıyor, sağlık hizmetlerine erişemiyor, kötü hijyen koşullarında cezaevinde tutuluyor.

Gazeteciler en çok ‘silahlı örgüt üyeliği’ ile ‘terör örgütü propagandası yapmak’la suçlanıyor.”

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) 2022’de hapse atılan gazeteci sayısının yeni bir rekor kırdığını bildirdi. Bu yıl gazetecileri en fazla hapse atan ilk beş ülke İran, Çin, Myanmar, Türkiye ve Belarus olarak sıralandı.

CPJ’e göre 1 Aralık 2022 itibariyle 363 gazeteci hapse atıldı. Bu rakam geçen yılın rekorunun yüzde 20 üzerinde. Rapora göre Türkiye’de hapse atılan gazetecilerin sayısı 2021’de 18’ken 2022’de bu sayı 40’a çıktı. Yılın ilk yarısında 25 Kürt gazeteci tutuklandı. Gazetecilerin avukatı CPJ’e yaptığı açıklamada sanıkların hepsinin hükümetin PKK ile bağlantılı kişileri susturma çabaları kapsamında terör şüphesiyle hapse atıldıklarını bildirdi.

Raporda “Bu yıl 2016’daki darbe girişiminin ardından olduğundan daha az gazeteci hapse atılmış olsa da Türkiye’de bağımsız medya, hükümet kapatmaları, devralmalar ve çok sayıda gazetecinin sürgüne veya meslekten atılmaya zorlanması nedeniyle büyük ölçüde zarar gördü” denildi.

Sendikaların ve uluslararası kurumların hazırladığı raporlar, somut veriler Türkiye’de gazeteciler üzerindeki baskıyı gözler önüne seriyor.

Bunun yanı sıra iktidar, “kendinden olmayan” bütün medya kuruluşlarını da RTÜK eliyle ekonomik olarak sıkıştırıyor. Akla hayale gelmeyen gerekçelerle, Tele 1, Halk Tv, KRT, Fox gibi muhalif medya kuruluşlarına para cezaları yağdırıyor.

RTÜK tarafından verilen cezaları sosyal medya hesabından duyuran RTÜK Üyesi İlhan Taşçı, ‘terörün mimikle övüldüğü’ iddiasıyla Halk TV’de yayınlanan ‘Medya Mahallesi’ programına 3 kez durdurulma kararı verildiğini belirtti.

Taşçı, “Aynı programın farklı tarihlerdeki 2 ayrı yayınına da %3 para cezası vererek, RTÜK kendi rekorunu kırdı!” dedi.

Taşçı, TELE1’e ise Prof. Dr. Emre Kongar ile TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen hapis cezasını “halkın iradesine darbe” olarak nitelemeleri nedeniyle TELE 1’e de yüzde 3 idari para cezası verildiğini duyurdu.

Taşçı, FOX TV’de İlker Karagöz’ün konuk ettiği TİP Sözcüsü Sera Kadıgil’in AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik “Bir tek gün pazara gitse şu cümleyi kurmaya utanır” sözleri nedeniyle ise FOX TV’ye yüzde 3 idari para cezası verdiğini belirtti.

Taşçı şunları kaydetti: “RTÜK, Halk TV’de yayınlanan Medya Mahallesi’ne 3 ayrı ceza verdi. Yayında “terör mimikle övüldüğü” savıyla programın 3 kez durdurulmasına, %3 de para cezasına karar verildi. Aynı programın farklı tarihlerdeki 2 ayrı yayınına da %3 para cezası vererek, RTÜK kendi rekorunu kırdı!

Prof. Dr. Emre Kongar ile Merdan Yanardağ’ın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen hapis cezasını “halkın iradesine darbe” olarak nitelemeleri nedeniyle TELE 1’e %3 idari para cezası verildi. TELE 1’e Açıkça programı nedeniyle de ayrıca % 3 para cezası kararı çıktı.

İlker Karagöz ile Çalar Saat programında, TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomiye dönük sözlerine ilişkin “bir tek gün pazara gitse şu cümleyi kurmaya utanır” sözleri nedeniyle Fox TV’ye %3 idari para cezasına oy çokluğuyla karar verildi.”

Biz Avrupa Türk Gazeteciler Birliği olarak, Türkiye’deki meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu ve onlarla sonuna kadar dayanışacağımızı bildirir, gazeteciliğin suç olmadığını ısrarla vurgularız.

İktidarın Sansür Yasası’nın bizi durduramayacağını, mesleğimizi onurumuzla yapmaya devam edeceğimizin bir kez daha altını çizer ve Avrupa Parlamentosu’nu da halkın haber alma özgürlüğüne savaş açan AKP’ye karşı tavır almaya çağırırız.

Gazetecilik suç değildir!

Özgür basın susturulamaz!

Türkiye’de sansüre son, gazetecilere özgürlük!

Türkiye’deki gazeteciler yalnız değildir”

ATGB`nin Belçika’nın başkenti Brüksel`de düzenlediği etkinlikte sanatçılar Kenan Erer ve Tanar Çatalpınar müzik dinletisi sundu. Basın özgürlüğüne dikkat çeken çeşitli pankartlar taşınırken, ATGB üyesi karikatür sanatçıları Erdoğan Karayel, Hayati Boyacıoğlu ve İsmail Doğan da kendi çizdikleri basın özgürlüğü temalı karikatürlerle gösteriye destek verdi.

GAZETECİLER BRÜKSEL’DE “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR!” DİYECEK

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği(ATGB), 8 Ocak’ta, Brüksel’de Avrupa Birliği Komisyon binasının arkasındaki ve AB binalarının ortasındaki Schuman Meydanı’nda “Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlalleri ve yeni sansür yasasına” tepki göstermek amacıyla “Gazetecilik Suç Değildir” adı altında bir etkinlik düzenliyor.

2002 yılından beri Avrupa çapında faaliyet gösteren ATGB, tüm dünyaya “Gazetecilik suç değildir” diye haykıracak, Türkiye’deki gazetecilerin yalnız olmadıklarını görmesini sağlayacak. “Türkiye’de medyanın hükümet kontrolüne girdiği, bağımsız ve özgür gazetecilerin yeni sansür yasasıyla susturulduğu bir ortamda bizler sessiz kalamaz, susamazdık.


8 Ocak Pazar günü

Saat 14.00’de Schuman Meydanı’ndayız.” diyen ATGB yöneticileri Avrupa’daki tüm demokratları Brüksel’deki etkinliğe katılmaya çağırdı.

Etkinlikte birlik başkanı Recai Aksu Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlallerine ve yeni sansür yasasına dikkat çeken 5 dilde bir kamuoyu açıklaması yapacak.


Sanatçılar Kenan Erer ve Tanar Çatalpınar’ın müzikleriyle renklendirdiği etkinlikte basın özgürlüğüne dikkat çeken çeşitli pankartlar ve birlik üyesi karikatüristler Erdoğan Karayel, Hayati Boyacıoğlu ve İsmail Doğan’ın karikatürleri ellerde taşınırken, gazeteciler de sansüre karşı mücadeleyi gösteren minik bir tiyatral performans canlandıracaklar.


Etkinliğin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle düzenlendiği, ayrıntılı bilginin +49 172 2356260 telefondan alınabileceği bildirildi.

ATGB yeni hedeflerini ve yol haritasını belirledi

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği yeni yönetim kurulu (ATGB) Berlin’ de yeni hedeflerini belirledi ve yol haritasını çizdi.

Yirmi yılı aşkın süredir faaliyet gösteren ve Avrupa’ da diaspora gazeteciliğinin önemli kurumlarından biri olan Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Berlin’de Türk- Alman İşverenler Birliği’nde (TDU) “Avrupa’da Medya Örgütlenmesi ve Türkiye’deki Son Siyasi Gelişmeler” başlığı altında düzenlemiş olduğu panel ile hedeflerini anlattı. 

Yeni yönetim kurulu olarak hangi sorun ve sıkıntılara yoğunlaşacaklarını, önceliklerinin ne olacağını vurguladı. 24 Aralık akşamı gerçekleşen panele çeşitli dernek ve kurumların temsilcilerinin yanı sıra ATGB üyesi kimi gazeteci, yayıncı, yazar, Berlinli işinsanı ve kanaat önderi davetliler katıldı.

Kutsal Noel akşamına denk gelmesine rağmen panele olan ilgi büyüktü. Yeni yönetim Kurulu Başkanı Recai Aksu’ nun açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik, ikinci başkan Erdinç Utku, panelin organizasyonunu düzenleyen halkla ilişkilerden sorumlu yönetim kurulu üyesi Sadık Karslı ve yönetim kurulu üyesi M. Sefa Doğanay, sayman Ufuk Evlâ Bostan’ ın yeni hedefler ve motivasyonlar üzerine kısa birer konuşma yapmaları ile devam etti.

ATGB Genel Sekreteri Erdoğan Karayel ise Türkiye’deki Siyasi Gelişmeleri anlatan karikatürleri ile katkıda bulundu.

Davetlilerin de katkılarıyla soru- cevap şeklinde ilerleyen panel, öneriler ve gerçek gazeteciliğin vurgulanması ile renkli ve canlı hale geldi.

Konusu “Avrupa’da medya örgütlenmesi ve Türkiye`deki siyasi gelişmeler” olarak belirlenen panel, kısa ve uzun vadeli planlanan hedeflerin aktarılması ve çözüm alternatiflerinin sunulması ile son buldu.

Avrupa’daki Türkçe medyanın tıkandığı alanlar, meslekiçi eğitim sorunları, özlük haklarının halen istenen düzeyde olmayışı, sendikalaşma bilincinin eksikliği, yerel, eyalet ve federal düzeydeki handikaplar konuşuldu ve genç neslin en kısa zamanda tecrübeli gazeteciler tarafından gönüllü olarak yetiştirilip sektöre kazandırılması gerektiği vurgulandı.

Avrupalı Türk gazetecileri olarak Avrupa sorunlarına eğilmenin önemi, gerekliliği ve göçmen kurumlar olarak tüm yerel ve federal kurum- kuruluşlarla şeffaf bir iletişim düzeyinin yakalanması gerektiği anlatıldı.

Yeni Başkan Aksu Avrupa’da gazetecilerin örgütlenmesinin ve ATGB gibi güçlü bir çatı altında birleşmesinin önemini vurgularken, Türkiye’deki kaygı verici gelişmelere dikkat çekti. Tarikat ve cemaatlerin etkisi, basın özgürlüğü ihlalleri ve anti demokratik uygulamalara rağmen ülkenin geleceği için umutlu olduğunu belirtti. Ayrıca ATGB’ nin yeni dönemde birleştirici, bütünleştirici bir dil kullanacağı, ötekileştirmeyi reddeden bir medya dili anlayışını hâkim kılıcı bir üslup edileceğinden bahsetti, tüm Berlinli üyelerin de yönetime dışarıdan katkılarını beklediğini vurguladı.

Türkiyeli gazetecilerin akreditasyon ve sendikalaşma gibi temel ve mutlak olan sorunlarının en kısa sürede iletişim kanallarının şeffaf ve donanımlı hale getirilmesi ile çözüleceği ifade edildi.

Yine Türk medyasında kullanılan dil ve üslup sorunlarına değinildi. Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle 8 Ocak Pazar günü Brüksel’de Schuman Meydanı’nda “Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlalleri ve yeni sansür yasasını” protesto edeceği ve “Gazetecilik suç değildir” başlığı altındaki eylemle Türkiye’deki gazetecilerin yalnız olmadığını vurgulayacağı belirtildi.

Bilindiği üzere ATGB bundan yirmi yıl önce Frankfurt merkezli olarak kuruldu ve 29 Ekim 2022 de düzenlenen 8. Olağan Genel Kurulu’nda yeni yönetimini belirledi.

Ufuk Evlâ Bostan/Berlin

Fotoğraflar/Mustafa Temel

Cengiz Arcan yeniadana.net köşe yazarı

Recai Aksu ATGB Yön. Kur. Üyesi (Başkan) Karantina TV GYY

M. Sefa Doğanay ATGB Yönetim Kurulu Üyesi/ ha-ber.com GYY

Hülya Yazıcı ha-ber.com köşe yazarı

Ali Sönmez ha-ber.com köşe yazarı

Ufuk Evla Bostan ATGB Yön. Kur. Üyesi (Sayman)

Erdinç Utku ATGB Yön. Kur. Üyesi (2.Başkan)

Sadık Karslı ATGB Yön. Kur. Üyesi (Halkla ilişkiler)

Metin Yılmaz berlintürk.de Haber Müdürü

Ozan Şiar Ağdaşan ATGB Yedek Yön. Kur. Üyesi/Yazar

ATGB Onursal Üyesi Ozan Şahturna

ATGB Onursal Üyesi Ozan Şahturna

Demet Kılıç CHP Berlin Genel Sekreteri

Erdal Topbaş CHP Berlin Üyesi

Özlem Coşkun kadınca.eu Genel Yayın Yönetmeni

TİMUR SOYKAN VE ÇOCUKLARIMIZ YALNIZ DEĞİLDİR

Recai Aksu

23 Şubat 2002 tarihinde kurulan ve İrlanda’dan Danimarka’ya, Fransa’dan Almanya’ya, İngiltere’den Avusturya’ya, İtalya’dan Belçika’ya dek fahri üyeleri de dahil olmak üzere çalışmalarına devam eden Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Türkiye’deki son gelişmelerle ilgili bir bildiri yayınlayarak Gazeteci Timur Soykan’a sahip çıktı. Başkan Recai Aksu imzası ile yayınlanan bildiri şöyle:

Basına ve kamuoyuna;

BirGün gazetesi yazarı Timur Soykan’ın ortaya çıkarttığı istismar skandalı Türkiye’nin gündemindeki yerini koruyor. İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nda yaşanan bu skandal ne yazık ki ne ilk ne de son. Türkiye’nin içinde bulunduğu bu karanlığın panzehiri olan laiklik ise iktidar ve gerici çevreler tarafından saldırı altında.

Yaptığı haberle ilgili Timur Soykan’ın yargılanması gerektiğini vaaz eden yandaşlar, Anayasal bir suç işleyerek yargıya talimat vermektedirler. Bilinmelidir ki meslektaşımız Timur Soykan kamu görevini yerine getirmiş, tarikat ve cemaatler içerisindeki kirliliği ifşa etmiş ve Anayasa’nın güvence altına aldığı ‘gazetecilik’ mesleğinin yüklediği sorumlulukların bilinci ile hareket etmiştir.

Gazetecilik suç değildir, Timur Soykan suçlu değildir. Asıl yargılanması gerekenler ise küçücük bir çocuğu istismar edenler, bu istismara göz yumanlar ve bu istismarı aklamaya çalışanlardır.

Ne Timur Soykan ne de gerici örgütlenmelerin tehdidi altındaki çocuklarımız, gençlerimiz yalnız değildir.

Biz bu karanlığı aydınlatmaya ve laikliğe sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Recai Aksu

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Genel Başkanı

ATGB Yeni Yöneticilerini Seçti

Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk gazetecilerin meslek örgütlenmesi olan Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB), 8’inci Olağan Genel Kurul toplantısını yaparak yeni yöneticilerini belirledi.

Genel Kurul öncesi Ozan Şah Turna’ya onur üyeliği belgesi takdim edildi.

Frankfurt Halkevi toplantı salonunda yapılan genel kurulun Divan Başkanlığı Yıldız Akalın, yardımcılıklarını Hasan Arslan ve Şirin Ağdaşan yaptı.

Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen ATGB üyeleri tüzüğünün bazı maddeler ile vekaletle oy verme konusunda görüş ayrılıkları nedeniyle tartışma yaşasa da, yeni yönetime aday olan isimler açık oylama ile seçilerek onaylandı.

ATGB’nin yeni yöneticileri şu isimlerden oluştu:

– Recai Aksu (Başkan)

– Erdinç Utku (2.Başkan)

– Erdoğan Karayel (Genel Sekreter)

– Egemen Cantürk ve Sadık Karslı (Halkla ilişkiler)

– Ufuk Evla Bostan ve M. Sefa Doğanay (Sayman)

Yedek Üyeler:

– İlhan Baba

– Ozan Şiar Ağdaşan

– İrfan Ergi

ATGB`nin yeni yeni yöneticileri yapılan seçim sonunda eski yönetimden bazı üyeler ile yeni yöneticiler hep birlikte fotoğraf çektirdi.

Yeni Başkan Recai Aksu, “Bir tek haberi tekzip olmayan bir gazeteci olarak burada aldığım sorumluluk büyük. ATGB, hiçbir örgütün, hiçbir siyasi partinin yeri değildir ve Avrupa’daki gazetecilerin bir araya geldiği en güçlü mesleki örgütlenme kuruluşudur. Tüzük kurultayına gidip, var olan tüzükte gereken değişiklikler ve yenilenmeler yapılarak 7-8 ay içinde 285 üye gözüken üye konusu netleştireceğiz. Amacımız can cana, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde çalışmalarımızı hızlandırmak, önemli konularda kararlar alıp açıklamalar yapmak ve yeni projelere imza atmak için varız” dedi.

Başkan Vekili Erdinç Utku ise, “Genelde öne çıkmayı sevmeyen, mutfakta kalmayı ve iş yapmayı tercih eden biriyim. Şimdiye kadar hep tiyatroyu yeğlemiş, çocuklara ve gençlere tiyatro yaptırmanın önemini vurgulamış ve son zamanlarda diğer sivil toplum örgütlerinde yapılan önerilere hayır demiş, hiçbir göreve talip olmamıştım.
Ülkede basın ve ifade özgürlüğünün içinde bulunduğu son durum ve özellikle sansür yasası ve karartma kararları sonrası önerilere ARTIK hayır diyemedim. Önceki Başkan Işın Ertürk ve yeni Başkan Recai Aksu başta olmak üzere beni yönetime öneren herkese ve seçen üyelere teşekkür ediyorum. Basın özgürlüğü sorununa dikkat çekmek en önemli önceliğim olacak” dedi.

Genel Kurul’un hemen ardından Cumhuriyet Bayramı çerçevesinde Ozan Şah Turna, ATGB üyesi Sayın Ozan Şiar Ağdaşan, kızları Şirin Ağdaşan sazları ve türküleri esliginde kısa bir dinleti ile programa renk kattılar.

TÜRKİYE’DEKİ VE AVRUPA’DAKİ “SANSÜRCÜ” ANLAYIŞA HAYIR

#atgb #sansüryasası #tele1 #avrupa #türkiye #almanya

BASIN AÇIKLAMASI

#atgb #sansüryasası #tele1 #avrupa #türkiye #almanya

BASIN AÇIKLAMASI

TÜRKİYE’DEKİ VE AVRUPA’DAKİ “SANSÜRCÜ” ANLAYIŞA HAYIR

“KRAL ÇIPLAK” DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Türkiye’de uygulamaya geçen “Dezenformasyon ve Sansür Yasası” ile ülkemizde yeni bir karanlık çağa daha giriliyor.

Türkiye’de ayaklar altına alınan basın ve ifade özgürlüğüne “öldürücü darbeyi” vuran bu yasa 

ile gelecekte çok sayıda keyfi soruşturma ve dava açılacak, korku imparatorluğu çok daha büyük bir güç kazanacak. Asıl önemlisi, bu sansür yasası ile yayılan korku sayesinde kaçınılmaz bir şekilde çok sayıda basın ve yayın kuruluşu otosansür uygulayabilecek. 

HERKES SORUMLU

Türkiye’yi onlarca yıldır adım adım karanlığa sürükleyen ve bir “AKP & MHP” ürünü olan sansür yasası sadece iktidar partilerinin sayesinde değil muhalefet partilerinin oylamaya katılmaya tenezzül etmeyen çok sayıda milletvekili sayesinde de TBMM’den geçti. 

İslamcı hükümetin karşısında muhalefetin de laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti karşısında bir sorumluluk taşıdığını unuttuğu ülkemizde ne yazık ki yeni dönemde çok sayıda tutuklama vakaları ile de yüz yüze geleceğiz. 

TELE1’İ KARARTABİLİRSİNİZ AMA GERÇEKLERİ ASLA

Anlaşılan Türkiye Cumhuriyeti’nin tamamen karanlığa gömülmesine ilişkin “korku filmi” asıl şimdi başlıyor.

Öte yandan iktidarın baskı ve sansür aracı RTÜK’ün, TELE1 ekranlarının karartılmasına ilişkin kararı da demokrasiye, basın ve ifade özgürlüğüne atılmış bir tokattır. Seçime doğru giden Türkiye’de insanların haber alma özgürlüğüne darbedir. 

Avrupa’da görev yapan gazeteciler olarak Tele1 kanalı ve tüm çalışanları ile dayanışma içerisinde olduğumuzu bildiriyoruz: Gücünüz Tele1’i karartmaya yetebilir ama gerçekleri asla!

SALGINDA VE SAVAŞTA ALMANYA’DA SANSÜR

ATGB olarak Türkiye’deki gerici, baskıcı anlayışı ve sansür yasasını kınarken söz konusu yasanın “Batı ile görüşülerek hazırlandığını” unutmuyoruz. 

Sansür ve dezenformasyon yasasından Avrupa’nın da payına düşeni alması ise yakındır.

Dijital Yasa ile eline baskı aracını nisan ayında geçiren Avrupa’nın lider ülkesi ve “demokrasinin beşiği” Almanya’da da ne yazık ki korona salgını döneminde ve son olarak  Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesinde de sansür mekanizmasının nasıl işlediğine tanık olduk.

Gerçeği yasalarla bastıramazsınız.

ATGB çatısı altındaki gazeteciler olarak bizler hem Türkiye’deki hem de Avrupa’daki sansürcü zihniyete karşı “Kral çıplak” demeye devam edeceğiz.

ATGB YÖNETİM KURULU 

FOTO:  Brian Wangenheim on Unsplash

“12 Eylül-Almanya-göç” panelleri

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB), Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Haziran Kültür Evi Frankfurt ve Frankfurt Felsefe Grubu ile işbirliği içinde “12 Eylül askeri darbesi ve Almanya” , “göç” konularını içeren iki farklı toplantıyı iki farklı kentte düzenliyor.

Toplantılarda ATGB kurucu üyesi gazeteci yazar Osman Çutsay “Dar Sokak 80”, gazeteci yazar Yücel Özdemir “NSU Cinayetleri” ve ATGB üyesi gazeteci yazar Ali Çarman “Valizler Dolusu Umut” adlı kitaplarını da imzalayacaklar.

Genel kurul toplantısına davet

 Değerli Üyemiz,

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin (ATGB) 8. Olağan Genel Kurulu 29 Ekim 2022 cumartesi günü 14:00 – 18:00 saatleri arasında yapılacaktır. 

Yer: Türkisches Volkshaus

Werrastr.29

60486 Frankfurt am Main.

Genel kurulun başlangıcında “Savaşın gölgesinde gazetecilik: Avrupa medyası ne kadar bağımsız?” başlığı altında II. Başkan Attila Azrak’ın moderasyonuyla 30 dakikalık bir süre çerçevesinde üyelerle interaktif  bir sohbet gerçekleşecek. 

Buluşmamızda Sayın Ozan Şah Turna’ya onur üyeliği belgesi takdim edilecek. Ayrıca Ozan Şah Turna, ATGB üyemiz Sayın Ozan Şiar Ağdaşan ve Şirin Ağdaşan sazları ve türküleri ile kısa bir dinleti ile programımızı zenginleştirecek. 

ATGB Belçika Temsilcimiz ve Yönetim Kurulu üyemiz Fikret Aydemir “Hayata Dair Bi’kaç Satır, ATGB üyelerimiz Erdinç Utku “Eyvah Zayıflıyorum” ve Ali Çarman ”Valizler Dolusu Umut“ adlı kitaplarının tanıtımı ve imza için kısa birer konuşma yapacaklar.

Cumhuriyet Bayramı çerçevesinde Genel Kurul’un hemen ardından saat 19’dan itibaren dışarıdan misafirlere de açık olan bir müzikli yemekli kutlamayı da gerçekleştireceğiz. Programa Grup Karma şarkılarıyla eşlik edecek. 

Genel kurul gündemi

1. Selamlama ve Divan Başkanının Seçimi

2. Genel kurulun usulüne uygun toplantısının tespiti ile gündemin oylanması

3. Yönetim Kurulu raporunun sunulması

3.1. Mali raporun sunulması – Sayman Kemal Çalık

3.2 Faaliyet raporunun sunulması  – Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Evla Bostan

3.3 2022 – 2023 projelerinin tanıtımı – Başkan Işın Ertürk Toymaz

4. Yönetimin aklanması

5. Yönetim kurulunun görevinin sona ermesi

6. Divan heyetinin seçimi

7. Yeni tüzük önerileri ve oylaması:

ATGB olarak önceki dönemde aldığımız ve protokolle sabitlediğimiz kararla örgütümüzün tüzük değişikliğine gitmesi  kararlaştırılmıştı.

Bu çerçevede  değişiklik için 2 farklı tüzük önerisi mevcut: 

1-    Tüzük değişikliğine ilişkin isteğimizi Ali Yıldırım’a aktardığımızda kendisinin hazırlama görevini üstlenebileceğini bildirmişti. Dolayısı ile değişiklik önerisi bize ulaştı ve ekte yer alıyor.

2-    ATGB Yönetim Kurulu’nun tüzük değişikliği önerisi:

Ali Yıldırım örgüt merkezinin Frankfurt’tan Berlin’e kaydırılması maddesini eklediğinden yönetim kurulu olarak ikinci bir öneri hazırlamak durumunda kaldık.

Avrupa’daki Türkçe medyanın uzun yıllar başkentliğini yapmış olan ve 60 yıllık göçün çok önemli bir kısmına medya üretiminde eşlik etmiş olan Frankfurt kenti, Türkçe medyaya saygı duruşu nedeniyle örgütümüzün merkezi olarak kalmalıdır. Türkiye’de nasıl basın ve gazetecilik örgütlerinin merkezi Ankara’da değil de medyanın başkenti İstanbul’da ise Frankfurt da bizden önceki ustalarımıza ve basın emekçilerine saygı gereği büyük anlam ve önem taşımaktadır. Bu nedenle  bugüne deki hiçbir yönetim Türk nüfusunun çok yüksek olduğu ne Köln ne Stuttgart ne Hamburg ne de Münih tekliflerini getirmemiştir. 

ATGB Yönetim Kurulunun tüzük değişikliği teklifi  hem örgüt merkezi Frankfurt olarak kalması hem de Yönetim Kurulu üye sayısının 11’e çıkarılması ve “Eşbaşkanlık” maddeleriyle farklılık taşıyor. 

Adayların tanıtım turu

Oylama

8. Yeni yönetim kurulu üyeleri tarafından seçimin kabulü

9. Denetmenlerin seçimi

10. 2022 / 2023 durum ve projelerine bakış 

11. Dilekler, öneriler, toplantının sona ermesi

Yeniden bir araya gelmek üzere

Saygılarımızla

ATGB yönetim kurulu adına